• Tarih: 2010 Haziran 25

Erkeğin miras hakkı neden kadının miras hakkının iki katıdır?


           


Zahiren erkeğin miras hakkı kadının miras hakkının iki katı olsa da dikkat ettiğimizde bir açıdan kadının miras hakkının erkeğin hakkının iki katı olduğu ortaya çıkmaktadır! Bu da İslam’ın kadın haklarını korumasından dolayıdır.

Açıklama: İslam erkeği bir takım vazifelerle görevlendirmiştir ki ona binaen ameli olarak erkeğin gelirinin yarısı kadınlara harcanıyor, oysaki kadınların üzerine hiç bir sorumluluk bırakılmamıştır. Erkek eşinin, ev, giyim, gıda ve diğer gereçlerinin giderlerini onun ihtiyaçları doğrultusunda vermelidir. Küçük çocukların giderleri de erkeğin üzerinedir; oysaki kadınlar hatta kendisi için bir şey harcamaktan muaf edilmiştir. Dolayısıyla bir kadın mirastan aldığı payın tamamını birikim yapabilir, oysaki erkek onun tamamını kendisi, eşi ve çocukları için kullanmak zorundadır. Sonuçta ameli olarak erkeğin gelirinin yarısı kadına harcanıyor ve yarısı kendine kalıyor, oysaki kadının payı aynı şekilde tamamen kendisine kalmaktadır.

Daha çok açıklama için şu örneğe dikkat ediniz: Dünyadaki karşılığı 30 milyar YTL olan malvarlığının dünyadaki kadın ve erkekler (kız ve erkek çocukları) arasında miras yoluyla tedrici olarak dağıtıldığını farz edelim, şimdi erkeklerin miras yoluyla elde ettikleri gelirin toplamıyla kadınların elde ettikleri gelirin toplamını hesaplayalım, bu gelirlerden 20 milyarının erkeklerin payı ve 10 milyarının kadınların payı olduğunu görüyoruz. Fakat doğal olarak kadınlar evlenecek ve onların giderleri erkeklerin omuzlarında olacaktır. Bu nedenle kadınlar 10 milyarlarını birikim yapabilirler ve ameli olarak da erkeğin payı olan 20 milyara ortak olacaklardır, çünkü erkekler bu mallarını kendileri ve çocukları için harcamaktadırlar.

Bu nedenle hakikatte erkeklerin payının 10 milyarı kadınlara harcanacak ve bu miktar kadının birikim yaptığı 10 milyara eklendiğinde dünyadaki malvarlığının iki kısmı olan 20 milyarın ihtiyarı onun elinde olacaktır, oysaki erkekler ameli olarak 10 milyardan fazla kendileri için harcamıyorlar.

Sonuç olarak kadınların gerçek payı, harcama ve faydalanma bakımından erkeklerin gerçek payının iki katıdır ve bu fark, genellikle onların servet elde etmek için güçleri daha az olduğundan dolayıdır. Bu da bir tür İslam'ın mantıki ve adilane olarak kadınları savunması olup zahirde payları yarı olsa da gerçekte onların paylarını daha fazla karar kılmıştır.

İslami eserlere müracaat ettiğimizde şu noktayı elde ediyoruz ki yukarıdaki soru İslam’ın başlangıcından itibaren halkın zihinlerini kurcalıyor ve bazen İslam önderlerinden bu konuda sorular soruyorlardı. Çoğunlukla büyük önderler "Ehlibeyt (a.s)" tarafından bu sorulara verilen cevaplar bir şeyi içeriyorlar ve o da "Allah-u Teâlâ yaşam giderleri ve mihriyenin ödenmesini erkeklerin sorumluluğuna bıraktığı ve  bu nedenle onların payını daha fazla karar kıldığıdır."

"Meani’l-Ehbar" kitabında İmam Rıza (a.s)'nın bu sorunun cevabında şöyle buyurduğu naklediliyor: “Kadınların mirastan paylarının erkeklerin paylarının yarısı olması şundan dolayıdır; kadınların evlendiğinde bir şeyler alıyor ve erkek bir şey vermeye mecburdur, buna ilaveten kadınların giderleri erkeklerin omuzlarındadır, oysaki kadının erkeğin ve kendisinin giderleri karşısında bir sorumluluğu yoktur.”[1] 

 

180 Soru ve Cevap; Ayetullah Mekarim Şirazi

 



[1] Tefsir-i Numune, c. 3, s. 290



  • Sayı(0) AvgRating
    0 0 0 0 0
    İmtiyazınız
    Ad:


    Soyad:


    Yorum:
          Yorum Listesi
Copyright © 2009 The AhlulBayt World Assembly . All right reserved