ARTICLES_TAGGED_WITH: AHL-UL-BAYT

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı'ndan İsrail’e Mescid-i Aksa Tepkisi

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı'ndan İsrail’e Mescid-i Aksa Tepkisi

Çarşamba, 26 Temmuz 2017

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı AHL-UL-BAYT - Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA’nın haberine göre; Siyonist rejimin baskıcı girişimleri ve Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişini engelleyen tutumu akabinde Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı bir bildiri yayınlayarak bu alçakça planı kınadı ve çocuk katili bu rejim aleyhine her yönlü mücadelenin sürdürülmesini istedi.
Bu bildirinin bir bölümünde şöyle gelmiştir: Irkçı ve çocuk katili Siyonist rejim, Mescid-i Aksa yerine Süleyman heykelini dikme bahanesi ile ve radikal Siyonistlerin tahrik etmesiyle bu mukaddes ve tarihi şehrin İslami kurum ve eserlerini yok etmeye çalışmaktadır.


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının bildirisinin tam metni:


بسم الله الرحمن الرحیم

وَلَا تَکُونُوا کَالَّذِینَ نَسُوا اللَّهَ فَأَنْسَاهُمْ أَنْفُسَهُمْ ۚ أُولئِکَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
“Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte fasıklar/günahkârlar ancak onlardır.” (Haşr/19)


Mescid-i Aksa’nın tümüne ve Filistin’in tamamına musallat olmak için yapılan kader savaşı, milyonlarca özgür insanın, gayretli Müslüman’ın ve mazlum Filistinlilerin hışmına neden olmuştur.
Siyonist askeri birlikler son günlerde baskıcı siyaset ve girişimlerini artırmış, halk ütürazlarına son vermek bahanesiyle göstericilere saldırmış, şehit edip yaralamış ve Mescid-i Aksa’nın girişlerine elektronik detektörler yerleştirmiştir. Ayrıca Cuma namazının kılınmasını engellemiş ve Müslümanların dini farizalarını yerine getirmelerini şiddetle engellemiştir.


Bu ırkçı ve çocuk katili Siyonist rejim, Mescid-i Aksa yerine Süleyman heykelini dikme bahanesi ile ve radikal Siyonistlerin tahrik etmesiyle bu mukaddes ve tarihi şehrin İslami kurum ve eserlerini yok etmeye çalışmaktadır.


Bu vahşi girişimler uluslar arası alanda Trump devletinde ve Amerika kongresindeki aşırı Siyonist lobilerin desteğini almıştır. Bu yüzden değerleri ayaklar altına almak, Filistin halkını ezmek ve Mescid-i Aksa’yı yıkmak için Siyonistler serbest bırakılmıştır. Hatta diğer bir teşvik edici girişimle Amerika elçiliğinin Tel Aviv’den Beytü’l-Mukaddes’e taşımaya hazır olduklarını bildirmişlerdir.


Bölgesel alanda ise ne yazık ki bazı İslam ve Arap ülkeleri, bunların başında körfez ülkeleri, Siyonist rejimin Filistin’de genişleme siyasetlerinin doruğa çıktığı bir ortamda bu gasıp, baskıcı ve kanunsuz rejimle ilişkileri normalleştirme girişimlerinde bulunmaktadırlar. Bu vesileyle gasıp Siyonist askerlerinin baskıcı girişimlerini ve işgal politikalarını sürdürmesi için yeşil ışık yakmaktadırlar.


1- Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, tüm dünyaya özellikle İslam ülkelerine ve dünya Müslümanlarına uyarıda bulunarak Siyonist düşmanın Mübarek Mescid-i Aska aleyhine düzenlediği alçak plan ve komplolar karşısında tüm Filistin toprakları kurtarılıncaya kadar Siyonist rejime karşı verilen mücadelenin tüm alanlarda sürdürülmesini istiyor.


2- Bizler ırkçı devletin ve gasıp Siyonist rejimin Mescid-i aksa aleyhine işlediği cinayet ve tecavüzlerini durdurmasını ve bu mescidi yeniden İslami vakıflar idaresinin yönetmesini istiyoruz.


3- Siyonist rejimin namaz kılanları ve Mescid-i Aksa bekçilerini tutuklama ve darp etme girişimlerini şiddetle kınıyor ve düşmanın bu tecavüzlerinin sonuçları hakkında uyarıyoruz; hiç şüphesiz bu tecavüzler cevapsız kalmayacaktır.


4- Tüm Müslüman milletleri ve Filistin halkını Mescid- i Aksa’yı savunmak ve Müslüman Filistin halkının intifadasını her yönden desteklemek için genel seferberliğe hazırlığa ve bunu ilan etmeye davet ediyoruz. Tüm Filistin’de ve dünya ülkelerinde Siyonist düşmanın tecavüzlerini kınamak için halk gösterileri yapmaya davet ediyoruz. Yine onun yolunda direnmek için Mescid-i Aksa ile biat edilmelidir. İslam İnkılâbı Rehberinin dediği gibi, batı yakası silahlanmalıdır ve Filistin’in denizden nehre kadar özgürlüğü tüm alanlarda direniş ve mücadele yoluyla tahakkuk etmelidir.


5- Büyük âlimlerden, tebliğcilerden, şekçin şahsiyetlerden ve hukukçulardan Mescid-i Aksa’ya yardıma koşmalarını ve ondan gaflet etmemelerini istiyoruz. Çünkü Mescid-i Aksa’yı ve diğer mukaddesleri korumak ve desteklemek vaciplerin ve önceliklerin başında gelmektedir.


6- Arap ve İslam ümmeti İslami ve insani görevlerini yerine getirmelidirler ve devletlerini Siyonist düşmanla ilişkileri normalleştirme programlarını durdurmak, bu rejimi kuşatıp yaptırım uygulamak ve onunla her türlü ilişkiyi haram olduğu itibari ile kesmek için baskı altına almalıdırlar.


وَمَا النَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِنْدِ اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ عَزِیزٌ حَکِیمٌ


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı
25 Temmuz 2017

Ahtari: İslam Devrimi Mütefekkir Rehberiyle Gururla İlerlemektedir

Ahtari: İslam Devrimi Mütefekkir Rehberiyle Gururla İlerlemektedir

Cumartesi, 01 Temmuz 2017

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı AHL-UL-BAYT - Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA’nın haberine göre; “Dostları Anma” programı İslam Cumhuriyeti Partisinin patlatılması faciasının yıldönümü münasebetiyle Perşembe günü Kirman’da yapıldı.

Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhammed Hasan Ahteri bu programın özel konuğu olarak yaptığı konuşmasında, İnkılap rehberinin seksenli yılları İslam inkılabının mazlumiyet yılları unvanıyla adlandırdığına işaret ederek şunları söyledi: Başta Ayetullah Şehit Behişti olmak üzere İmam’ın 72 yaranının şehit edilmesi, cani Amerika’nın İslam Cumhuriyeti Hava Yollarına ait uçağı 250 yolcusuyla imha etmesi ve Ayetullah Şehit Kuddusi’nin şehit edilmesi seksenli yıllardaki facialardandır.

Ahteri, bugün ülkede güven ve huzur içinde yaşandığına vurgu yaparak şunları söyledi: Bugün İslam İnkılabı şehitlerin kanının bereketi ve akıllı, yönetici, siyasetçi, alim, düşünür ve taklit mercii rehberi ile birlikte dünyada gururla ilerlemektedir.

Bugün İslami uaynış tüm dünyayı sarmıştır; sadece Müslümanlar arasında değil, hatta gayri Müslimler arasında da dalgalar hainde ilerlemektedir.

Seksenli yıllarda düşman, hesaplı, dakik ve darbe hevesiyle hazırladığı komplo planları ile sahneye çıkmış ve uygun bir zamanda inkılap kitabını dürüp İslam nizamının dosyasını kapatmak istiyordu.

İmam Humeyni (r.a) basiretli yönetimi ile meclisin, devletin ve takriben inkılabın en önemli şahsiyetlerinin kaybedildiği bir dönemde toplumu koruyabildi ve bu hareketi sürdürebildi; halbuki ülke büyük bir komplonun eşiğindeydi.

Bugün de görüyorsunuz, cani münafıklar ve onlara bağlı tüm kişiler tüm varlıklarıyla İslam Cumhuriyeti karşısında durmuşlar ve her şeyi yapabilirler.

Dikkatli olunuz! Düşman tüm alanlarda gevşek, dinsiz, imansız, satılmış Şii-Sünni tüm unsurlardan faydalanmaktadır. Düşmanın Daeş gibi grupları destekleyip işbirliği yapması da bu yüzdendir.

Bugün Amerika’nın insan hakları, Kudüs işgalcisi rejimin şehir kurma projelerini desteklemek, Filistin halkını yok etmek, mazlum halkları öldürmek, erkek ve kadınları hapse tıkamak, çocuk öldürmek, işgal ve cinayetleri desteklemek, bombalamak, öldürmek ve insanları yok etmektir.

Bu şartlar altında İran halkının birliği ve Şii-Sünni vahdeti sürmelidir. Hiç şüphesiz Yüce Allah bu yolda bizlere yardım edecektir; şimdiye kadar yardım ettiği gibi.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı'ndan Dünya Kudüs Günü Bildirisi

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı'ndan Dünya Kudüs Günü Bildirisi

Perşembe, 29 Haziran 2017

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı AHL-UL-BAYT - Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA’nın haberine göre; 

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı bir bildiri yayınlayarak tüm dünya Müslümanlarını ve özgürlükçülerini, özellikle tüm Ehlibeyt (a.s) dostlarını Dünya Kudüs Günü yürüyüşüne katılmaya davet etti.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayından bildirisinin tam metnini aşağıda getiriyoruz:

«بسم ‌اللَّه ‌الرّحمن ‌الرّحیم»

«وَلَن تَرْضَىٰ عَنكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارَىٰ حَتَّىٰ تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللَّهِ هُوَ الْهُدَىٰ...»

Yahudi ve Hıristiyanlar, sen onların dinine uymadıkça, asla senden razı olmayacaklardır. De ki: “Doğru yol ancak Allah’ın gösterdiği yoldur.” (Bakara:120)

 

Şimdi ilahi ziyafet ayında, mübarek Ramazan ayının hatıralarda kalacak son Cumalarından bir Cumaya girmek üzereyiz; öyleki İran İslam Cumhuriyetinin mimarı İmam Humeyni (r.a) tarafından Kudüs Günü adıyla adlandırılmıştır; şu İslam tarihinin Kadir Gecesi ki tüm Müslüman milletlerin ve özellikle yiğit ve mazlum Filistin halkının fecrin doğuşuna kadar, uyanıklığımızı koruyarak vahdet eksenli ve cihadi çabamızı sürdürerek, her zaman olduğu gibi, ilahi ve insanlık vazifemizi yerine getirelim, Filistin’in ve mazlum Gazze halkının mukaddes hedefleri ile olan andımızı yenileyelim.

Bu fevkalade hassas tarihi şartlarda ve İslam dünyasında yaşanan son gelişmeler gölgesinde, Siyonist rejim batının satılmış medyasının saptırıcı propagandaları sayesinde İşgal topraklarında şehir kurma çalışmalarına devam ederek ve Filistinli savunmasız ve mazlum mahkûmları sürekli baskı ve zor şartlar altında tutarak zalimane hedeflerine doğru ilerlemektedir ve bölge hadiselerinin ateşini körüklemektedir. Bu şartlarda Amerika ve Siyonistlerin komploları karşısında İslam ümmetinin tek tek fertlerinin birliği ve dayanışması ve yine gerici Arap rejimlerinin, özellikle diktatör Al-i Suud rejiminin, uğursuz İsrail rejimi ile ilişkilerini normalleştirmesi ile mücadele etmek ve şiddetle kınamak çok önemli, yaşamsal ve kaçınılmaz bir gerekliliktir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı tüm dünya Müslümanlarından ve özgürlükçülerinden, özellikle tüm Ehlibeyt (a.s) dostlarından ve dünyanın her köşe ve bucağındaki üyelerinden ve temsilcilerinden şu hususları istemektedir:

Bu yıl yapılacak Dünya Kudüs Gününde her zaman olduğu gibi, sokaklarda ve azametli gösteri ve yürüyüşlerde geniş ve tek parça halinde katılım sağlayarak yüksek seslerini ve şimşek gibi feryatlarını tüm dünyaya duyursunlar ve İmam Humeyni’nin (r.a) ümmetinin her zaman zalim düşmanların hısmı olduklarını ve mazlum Filistin halkının ve dünyanın diğer mazlum Müslümanlarının, mazlum Miyanmar, Afganistan, Pakistan, Bahreyn, Arabistan, Yemen, Irak, Suriye, Nijerya halklarının ve dünyanın diğer mazlum halklarının yanında olduklarını tekrar göstersinler.
Kudüs işgalcisi rejimin hain girişimleri ve cinayetlerini muhtelif ülkelerdeki İsrail elçiliklerinin önünde gösteriler, yürüyüşler ve konuşmalar yaparak ve yine imza kampanyaları başlatarak ve itiraz göstergesi olan diğer faaliyetlerde bulunarak en ağır şekilde kınasınlar.
Dâhili ve mezhebi ihtilaflar oluşturma girişimlerini ve yine Amerika, İsrail ve Suudi şeyhleri ve maşalarının fitne çıkarma çabalarını ve dünya istikbarının ve Arap Nato’sunun İslam ülkelerindeki alçak siyasetlerini makaleler yazarak, internet sitelerinde, haber ajanslarında ve sosyal ağlarda aksettirerek açıklasınlar ve şiddetle kınasınlar.
Tekfiri-terörist vahhabiliğin, âlemin doğusundan batısına kadar işlediği radikal ve vahşi cinayetleri sert bir dille kınanmalı ve sert itirazlar ile cevap verilmelidir. Zira hiç şüphesiz bu küresel muhalefet, İran İslam Cumhuriyetinin tekfiri Işid teröristlerine doğru fırlattığı viran edici füzeleri gibi, Kudüs işgalcisi gasıp rejimin cesedine sert ve korkutucu bir darbe vuracaktır; böylece sesini diğer alçak düşmanların ve zelil ve aşağılık müttefiklerinin kulağına ulaştıracaktır.

«و سیعلم الذین ظلموا ای منقلب ینقلبون»

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

20 Haziran 2017

ABNA24.COM

Ahtari: Bahreyn’de İşlenen Cinayetlerden Tüm Dünya Sorumludur

Ahtari: Bahreyn’de İşlenen Cinayetlerden Tüm Dünya Sorumludur

Perşembe, 01 Haziran 2017

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı AHL-UL-BAYT - Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA’nın haberine göre; “Bahreyn direnişini ve Fekahet haremini savunma şehitlerini anma programı” Çarşamba günü Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın girişimi ve Kum İlim Havzası Müderrisler Camiası, el-Mustafa Üniversitesi, Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurultayı ve İlim Havzaları Yönetim Merkezinin katkılarıyla Kum Mescid-i Azam’da yapıldı.

Bu programa Ayetullah Uzma Girami ile Ayetullah Mekarim Şirazi, Ayetullah Nuri Hemedani, Ayetullah Hüseyni Şahrudi’nin temsilcileri, İlim Havzaları Yüksek Şura Genel Sekreteri Ayetullah Üstadi, üniversite ve ilim havzaları yüksek üstadı Ayetullah Hadevi Tahrani, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Ahteri, İran’da bulunan Hicazlı talebelerin reisi Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Bahşi, Ayetullah İsa Kasım’ın temsilcisi Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Doktor ed-Dikak, Bahreyn Amel-i İslami Cemiyeti Genel Sekreteri Yardımcısı Abdullah Salih, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı üst düzey müdürleri ve kültür yardımcısı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin İmani Mukaddem, Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Hüseyni Kuhsari, İranlı ve yabancı talebeler ve halkın muhtelif kesimleri katıldı.

Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhammed Hasan Ahteri, “Bahreyn direnişini ve Fekahet haremini savunma şehitlerini anma programı”nın asıl konuşmacısıydı. Ahteri, İslam ülkelerindeki mazlum şehitlere ve özellikle Bahreyn’e işaret ederek şunları söyledi: Bu şehitler, Hak ve Ehlibeyt mektebini savunma yolunda şehit oldular; Yüce Allah’tan onlar için yüce dereceler temenna ediyoruz.

Bahreyn şehitleri canlarını İslam’ı ve Ehlibeyt mektebini savunma yolunda takdim ettiler. Tüm alimlerden, taklit mercilerinden, hukukçulardan, kurumlardan, dünyanın muhtelif ülkelerindeki topluluklardan ve Müslümanlardan son beş yılda bu halkı savunmak için gösterdikleri çabadan ötürü teşekkür ediyorum.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri konuşmasına şöyle devam etti: Emin olun ki muhtelif şehirlerde Bahreyn, Yemen ve diğer ülkelerin halklarını desteklemek için gönüllü olarak yapılan bu toplantılar ve oturumlar, çok büyük ve değerli işlerdir. Bunlar, Allah yolu mücahitlerinin kalbini güçlendirmektedir.

Mustazaf ülkelerdeki halklar onlara kimlerin destek verdiğine dikkat etmektedirler; bu bakımdan İran halkının ve diğer milletlerin Bahreyn milletini savunma toplantılarına katılmaları çok etkilidir.

Şehadet, İslam’ın ilk ortaya çıkışından beridir bir değer olarak söz konusuydu. İmam Ali (a.s) Malik-i Eşter’e yazdığı mektubun sonunda şöyle yazıyor: Allah’ın benim ve senin ömrünün sonunu şehadet karar kılmasını umuyorum.

Fekahet haremini savunma şehitleri büyük bir zafere ulaşmışlardır; Yüce Allah kıyamet gününde şehitlerinin defterinin açılmasına izin vermeyecektir ve şehadetten dolayı bu defterleri kapalı tutacaktır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ahteri Fekahet haremini savunma şehitlerine işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti: Al-i Halife rejimi hatta bu şehitleri naaşlarını bile ailelerine vermedi ve onları gizlice defnetti. Ben, Bahreyn şehitlerinin ailelerine, ne mutlu size ki böyle evlatlar yetiştirdiniz, diyorum.

Aynı şekilde Ayetullah İsa Kasım’ı savunma ve Bahreyn İnkılabı yaralılarına ve sakat kalan gazilerine diyorum ki sizler seçilmiş insanlarsınız ki Yüce Allah sizleri İslam’ı savunmak için seçmiştir. İslam’ı ve Ehlibeyt mektebini savunmak için kanlarının damlaları dökülen bu şehitler tüm ümmetin şehitleridir.

Irak’ın askeri komutanlarından biri İranlı yetkililerden birine demişti ki eğer İran, büyük inkılâp rehberi ve mücahitler olmasaydı, İmam Hüseyin’in hareminden ve diğer mukaddes haremlerden hiçbir eser kalmamıştı.

Suud ailesi Yahudi neslindendir; Baki kabristanını tahrip ettiler ve Kerbela’ya saldırdılar; Vahhabi müftüleri tüm Şiileri katliam fetvası verdiler. Ama onlar, Ehlibeyt mektebi şeceresinin köklü olduğunu bilmiyorlar. Al-i Suud ve onlardan önce Al-i Ümeyye bu mektebi yok etmek için çaba sarf ettiler; ama Allah, Ehlibeyt mektebinin nurunun baki olmasını irade etti.

Büyük inkılâp rehberi defalarca geleceğin İslam’ın ve Ehlibeyt mektebinin olacağını ve bunun Kur’an’ın vaadi olduğunu ve mutlaka gerçekleşeceğini söyledi.

Taklit mercileri, alimler ve uluslararası kurumlar bilmelidirler ki Al-i Halife’nin cinayetleri karşısında sorumludurlar. Ben bu hususta dünyanın muhtelif ülkelerindeki Şii ve Sünni alimlerine mektuplar yazdım.

İslam dünyasının neresinde bir patlama oluyorsa, Al-i Suud’un pençesi orada vardır. Bu hanedan Trump’ın karşısına zillet ve alçaklık içinde çıkıyor; ama diğer taraftan mazlum Yaman halkının gece gündüz bombalıyor ve Bahreyn halkını bastırması için Al-i Halife rejimine yardım ediyor.

Bugün sizler biliyorsunuz ki Al-i Suud insan ve insanlık için hiçbir saygınlık bırakmamıştır. Al-i Suud Trump karşısında zilletliğini gösterdi; bu hanedan kendileri için zillet getirdiler; İslam ümmeti Al-i Suud’un alçakça cinayetleri karşısında hareket etmelidir.

Ahteri konuşmasına şöyle devam etti: Arap ülkelerinin siyasetçilerinin, aşiretlerinin ve halkının gayreti nereye gitmiştir ki Trump karşısında bu zilleti kabul ettiler; hatta Avrupalılar bile Trump’ın deli ve divane olduğunu söylüyorlar. Allah, insan için izzet istemiştir.

Ayetullah İsa Kasım’a sesleniyorum: Allah size izzet versin! Bu seçkin alim Bahreyn Müslümanlarının rehberi olarak tüm varlığını İslam için vermiştir. Bizler, tüm Müslüman halklar ve özgürlükçüler Ayetullah İsa Kasım’ın yanındadır ve bu Bahreynli seçkin alimi takdir ediyoruz. Her insan, Bahreyn halkının mazlumiyetini tüm dünya halklarına ulaştırmalıdır.

Büyük taklit mercileri şimdiye kadar Bahreyn halkını savundukları gibi bundan sonra da bu savunmalarına devam edeceklerdir. Eğer yol açılır ve Bahreyn halkı isterse, daha önce haremi savunmak için Suriye ve Irak’a giden ordular gibi, bu ordular Bahreyn’e de gideceklerdir.

Allah’ın vadesi haktır ve Allah buyurmuştur ki yardım ve zafer Allah’ın hizbi ve askerleri içindir. Bahreyn ve Irak gibi İslam dünyasının muhtelif ülkelerinde canlarını İslam’a takdim eden siz şehitlere selamlar olsun!

Hatırlatmak gerekirse, Al-i Halife’ye bağlı rejim güçleri geçen hafta Ayetullah İsa Kasım’ın evinin etrafında barışçıl olarak toplanmış kişilere saldırmış, 5 kişiyi şehit etmiş ve 100 kişiyi yaralamış ve 286 kişiyi de tutuklamıştı.

Ed-Dıraz kuşatmasından bir hafta geçmiştir ve Şeyh İsa Kasım ev gözetimi altındadır ve onun sağlık durumu hususundaki endişeler giderek artmaktadır.

Bahreyn Şehitlerini ''Anma Gecesi'' Kum Kentinde Düzenlendi

Bahreyn Şehitlerini ''Anma Gecesi'' Kum Kentinde Düzenlendi

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı AHL-UL-BAYT - Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA’nın haberine göre; Bahreyn rejim güçlerinin, Bahreyn Şiilerinin manevi lideri Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın evine düzenlediği kanlı saldırıda 5 Şii genç şehadet makamına nail olmuştu. Bu münasebetle İran’ın mukaddes Kum kentinde, Bahreyn şehitlerini anma merasimi düzenlenecektir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın katkılarıyla düzenlenecek olan anma gecesine, Kum İlim Havzası Üstatlar Camiası, Uluslararası el-Mustafa (s.a.a) Üniversitesi, İslami Mezhepleri Yakınlaştırma Kurultayı ve Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA’da destek verecek.

Bahreyn şehitlerini anma merasimi, yarın Çarşamba günü Kum kenti Hz. Masume (s.a) türbesinde bulunan Mescid’i Azam’da düzenlenecek.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Muhammed Hasan Ahtari ve Bahreyn alimlerinden Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Hüceste, Bahreyn şehitlerini anma gecesinin özel konukları olarak konuşma yapacaklar. Merasim sırasında Ehlibeyt (a.s) meddah ve mersiyehanlarından Hacı Ali Meliki Nejad’da Ehlibeyt’in (a.s) musibetlerini dile getirerek, ağıtlar yakacak.

Hatırlanacağı üzere el-Halife krallık rejimine bağlı güçler, geçtiğimiz Salı günü Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın evinin etrafında barışçıl oturma eylemi düzenleyen gruba saldırmış, Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın fedailerinin anında karşılık vermesi üzerine, rejim güçlerinin açmış olduğu ateş sonucu Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın fedailerinden 5 Şii genç şehit edilmiş, 100 den fazla kişi yaralanmış ve 286 kişi de tutuklanarak gözaltına alınmıştı.

Bahreyn rejim güçlerinin Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın evinin bulunduğu ed-Duraz bölgesini abluka altına almalarının üzerinden bir hafta rağmen, Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın ev hapsinde tutulduğu fakat sağlık durumu hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılmadığı söyleniyor.

e0ff465d4d518885e2b1ff142d6e0382.jpg

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayından Bahreynle ilgili sert bildiri

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayından Bahreynle ilgili sert bildiri

Çarşamba, 24 May 2017

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı AHL-UL-BAYT - Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA’nın haberine göre; Bahreyn’de yaşanan olaylar ve Ayetullah İsa Kasım’ın evine yapılan saldırı sonrasında Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı sert bir dilde bir bildiri yayınladı.

Bu bildiride şöyle gelmiştir: Al-i Halife rejimi bir yıl öncesinden tüm uluslararası kanunlara aykırı olarak Ayetullah İsa Kasım’ın ve 470 ilmi, siyasi ve sosyal şahsiyetin vatandaşlığını iptal etmiştir ve defalarca onu yargılama kararı almıştır ve tutuklamak istemiştir; ama halkın gece gündüz sokaklardaki huzuru onlara bunu yapma cüretini vermiyordu. Ama alçak ABD cumhurbaşkanının Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret ve terörizmle mücadele hususunda yapılan göstermelik oturumlar Al-i Halife rejimine Ayetullah İsa Kasım’ın evine saldırma cüretini verdi.


Bildirinin tam metni:


بسم الله قاصم الجبارین مبیر الظالمین
«فمَن اعتدَی عَلَیکم فَاعتَدُوا علیه بمثلِ ما اعتدی علیکم»
“Öyleyse size kim zulmedip saldırırsa, siz de onun tecavüz ve zulmü miktarınca misillemede bulunup ona saldırın.” (Bakara/194)


Cani Al-i Halife rejimi, bir yıl tehdit ve korkutmadan sonra bugün sabah dişlerine kadar silahlanmış güçlerle savunmasız ed-Dıraz bölgesi halkına ve ilim ve fıkıh haremine tecavüz etti.


Amerika ve uluslararası Siyonizm’in uşakları, bugünkü saldırıda savunmasız vatandaşlardan birini şehit ederken onlarcasını da yaraladı.


Şimdi toplu iletişim araçlarının kesildiği ve bu bölgede askeri birliklerin cirit attığı şartlar altında Ayetullah İsa Kasım’ın evine saldırılmış, Al-i Halife cellatları evine girerek onu kaçırmıştır ve bu ahlaklı fakihin durumu hakkında hiçbir bilgi yoktur.


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam âleminden yüzlerce seçkin üyesi bulunan uluslararası bir stk olarak, Al-i Halife rejiminin bu cinayetini şiddetle kınamaktadır.
Bu kurultay dünya kamuoyunun dikkatini şu noktalara çekmektedir:


1. Gasıp Bahreyn rejiminin son girişimi, uluslararası toplumun ve dünya devletlerinin suskunluğunun bir neticesidir. Eğer altı yıl öncesinden şimdiye kadar bu rejimin işlediği cinayetler, yaralama, sakat bırakma, hapis, işkence, tecavüz, sürgün ve bu ülkenin mazlum vatandaşlarının vatandaşlığının iptali gibi girişimler aleyhine ciddi bir iş yapılsaydı, şimdi kendilerinde bu cesareti bulup da dünyanın en temiz ve en iyilik sever aliminin evinin hürmetini kırıp saldıramazlardı.


2. Al-i Halife rejimi bir yıl öncesinden tüm uluslararası kanunlara aykırı olarak Ayetullah İsa Kasım’ın ve 470 ilmi, siyasi ve sosyal şahsiyetin vatandaşlığını iptal etmiştir ve defalarca onu yargılama kararı almıştır ve tutuklamak istemiştir; ama halkın gece gündüz sokaklardaki huzuru onlara bunu yapma cüretini vermiyordu. Ama alçak ABD cumhurbaşkanının Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret ve terörizmle mücadele hususunda yapılan göstermelik oturumlar Al-i Halife rejimine Ayetullah İsa Kasım’ın evine saldırma cüretini verdi.


3. Buna göre, Ayetullah İsa Kasım’ın can güvenliğinin sorumluluğu doğrudan Amerika ve Suudi Arabistan’ın yöneticilerinin uhdesindedir ki bu rejim yıllardır alçakça himayeleri ve hatta asker ve askeri müsteşar göndermekle, Bahreyn yönetimini doğrudan desteklemiştir.


4. Bahreyn’in gayretli halkı ve gençleri, az sayılarına rağmen, büyük bir himmete sahiptirler. Onlar 11 ay öncesinde yarattıkları eşsiz ve hayret verici hamasetle gece gündüz bu sevilen alimin evinin etrafında halka oluşturdukları gibi şimdi de her zamanki “ölüme kadar savunma” sloganı ile halkın ve dinin gerçek hizmetçilerini tek bırakmayacaklardır.


5. son olarak uyarıyoruz, eğer Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Örgütü, Avrupa Birliği, dünya devlet başkanları, uluslararası kurumlar ve insan hakları kurumları Ayetullah İsa Kasım’ın kayıtsız şartsız bırakılması hususunda acil ve etkili bir girişimde bulunmazlarsa, bu ülke ateşe verilecektir ve onun alevleri tüm dünyayı saracaktır.


“Zulmedenler pek yakında hangi dönüş noktasına döneceklerini bileceklerdir.” (Şuara/227)


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı
23.05.2017

Bahreyn Rejiminin Ayetullah Şeyh İsa Kasım Hakkında Verdiği Hükme Kınama Bildirisi

Bahreyn Rejiminin Ayetullah Şeyh İsa Kasım Hakkında Verdiği Hükme Kınama Bildirisi

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı AHL-UL-BAYT - Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA’nın haberine göre; 

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Şeyh İsa Kasım aleyhine verilen hükmü kınayarak şu uyarıda bulundu: Tüm Müslümanların ve Bahreyn halkının saygı duyduğu din âlimi ve Bahreyn’in manevi babası aleyhine verilen adaletsizce hükmün uygulanması krizi şiddetlendirecektir.
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının bildirisinin tam metni:


بسم الله الرحمن الرحیم
وَمَنْ لَمْ یحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
وَمَنْ لَمْ یحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Kim Allah’ın indirdiği ile hükümde bulunmazsa, işte onlardır kâfirler. (Maide/44)
 Kim Allah’ın indirdiği ile hükümde bulunmazsa, işte onlardır zalimler. (Maide/45)


Ne yazık ki Al-i Halife ve Al-i Suud rejiminin baskıları ardından avukat ve zanlıların katılmadığı, gerekçesiz ve göstermelik yapılan on mahkeme oturumundan sonra Al-i Halife rejiminin yüksek cinai mahkemesinin 21 Mayıs 2017 tarihinde değerli âlim ve seçkin şahsiyet olan Bahreyn halkının saygın dini rehberi Ayetullah İsa Kasım ve diğer zanlılar aleyhine verilen hükmün açıklandığını hayret içinde öğrendik.


Verilen bu hüküm esasınca, Şeyh İsa Kasım’ın 3 milyon Bahreyn dinarı değerindeki malının müsadere edilmesine ve bin dinar ceza ödenmesine karar verildi. Ayrıca Ayetullah İsa Kasım’a verilen bir yıllık hapis cezası üç yıllığına askıya alınmıştır.


Zalim Al-i Halife rejim mahkemesi, beytülmal olan ve halkın verdiği şeri’ ödemelerden oluşan Şeyh İsa Kasım’ın hesabındaki tüm paraların ve emlâkının müsadere edilmesine karar verdi.


Ne yazık ki Al-i Halife rejimi henüz tüm uluslararası kanun ve konvansiyonlara aykırı olan baskıcı uygulamalarına devam etmektedir. Son bilgilere göre, şimdiye kadar Bahreyn vatandaşlarından 460 kişinin vatandaşlığını iptal etmiştir ve yapılan barışçıl gösterilerde 320 Bahreyn vatandaşı şehit olmuş ve 7 binden fazla kişi hapse atılmıştır ki bu tutuklular arasında 1500 kişi 10-15 yaş arası çocuk ve gençlerden oluşmaktadır. Ayrıca siyası baskı ve kısıtlamalardan, güvenlik nedenlerinden ve toplumsal ve mezhebi ayrımcılıktan dolayı binlerce kişi başka ülkelere sığınmak zorunda kalmışlardır.


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, uluslararası Ehlibeyt toplumunun temsilcisi unvanıyla üzerine aldığı dini ve siyasi sorumluluklar bakımından Al-i Halife rejimini şunlara davet ediyor:


1- Biran önce verilen hükümler iptal edilmeli, milli barış yapmak için gerekli şartlar hazırlanmalı ve Bahreyn halkının meşru isteklerine olumlu cevap verilmelidir.
2- Şeyh Ali Selman ve bu ülkenin diğer milli ve dini diğer şahsiyetlerinden oluşan tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması gerekmektedir. Hiç şüphesiz bu kişilerin serbest bırakılması, Bahreyn’de yeni siyasi bir sistemin kurulması ve bu ülkenin kaç yıldır süren krizinin son bulması için siyasi çözüm yolunda önemli rol oynayacaktır.
3- Bahreyn’den başka ülkelere sürülen tüm kişilerin dönmesine izin verilmesi ve onlardan zorla ve kanunsuzca alınan Bahreyn vatandaşlığının iade edilmesi gerekmektedir.


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı aşağıdaki hususlara tekit etmektedir:

1. Bahreyn halkının kaç yıllık direnişi, fedakârlığı ve dik duruşundan dolayı teşekkür ediyor, değerli Şii taklit mercilerini, seçkin Sünni ve Şii âlimlerini, İslami cemiyetleri, siyasi partileri, hukuki kurumları, Bahreyn’in her kesimden cesur halkını şehitleri, siyasi tutukluları, bu ülkenin milli ve dini şahsiyetlerini savunmada gösterdikleri yiğitçe tutumdan dolayı takdir ediyoruz.

2. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, tüm Müslümanların ve Bahreyn halkının saygı duyduğu din âlimi ve Bahreyn’in manevi babası aleyhine verilen adaletsizce hükmün uygulanması durumunda bu ülkedeki krizi şiddetlendireceği hususunda uyarıda bulunuyor. Bu hüküm, Müslümanlar, uluslararası ve hukuki kurumlar tarafından kabul edilmiyor; nitekim verilen hükümlerin biran önce iptal edilmesi hususunda etkili ve ciddi girişimlerde bulunulmalıdır. Böylece Bahreyn ve bölgedeki mezhebi ve hüviyeti çatışmaların istenmeyen sonuçlar doğurması engellenmiş olacaktır.

3. Bahreyn hükümeti uluslararası kanun ve konvansiyonlara göre, bu ülkenin halkının vatandaşlık haklarına saygı göstermeli ve kendi halkına kişisel özgürlükleri ve halkın geleceğini kendisinin belirleme hakkını vermelidir ve halkın kendi geleceğini belirlemedeki katılımını sağlamak için gerekli altyapı oluşturulmalıdır.

4. Defalarca talep edildiği ve açıklandığı üzere, tekrar dini ve siyasi şahsiyetlerden, partilerden, uluslararası hukuki ve beşeri kurumlardan kendi hukuki ve kanuni imkânlarını kullanarak Bahreyn hâkimlerinin insanlık dışı hukuksuz girişimlerini önlemelerini istiyoruz. Zira bu ülkedeki krizin devamı, ülkede ve bölgede istenmeyen sonuçlarının öngörülemediği bir insanlık faciasının oluşmasına ortamı hazırlamaktadır.


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı
21 Mayıs 2017

Suudi rejim Şii kent Avamiye’ye yaptığı saldırıları durdurmalı

Suudi rejim Şii kent Avamiye’ye yaptığı saldırıları durdurmalı

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı AHL-UL-BAYT - Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA’nın haberine göre; Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı bir bildiri yayınlayarak Suudi rejim unsurlarının Arabistan’ın doğusunda yer alan Şii şehri el-Avamiye’nin el-Musevvere mahallesini tahrip edip yıkmak için bu şehre başlattıkları saldırıları kınadı ve bu rejimin el-Musevvere mahallesindeki mezhebi girişimlerinin sorumluluğunun uluslararası toplumun üzerinde olduğunu vurguladı.
Bu bildirinin tam metni aşağıda gelmiştir:


بسم الله الرحمن الرحیم
«إِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْأَرْضِ وَجَعَلَ أَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّحُ أَبْنَاءَهُمْ وَيَسْتَحْيِي نِسَاءَهُمْ ۚ إِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِدِينَ»
Gerçek şu ki, Firavun yeryüzünde ululuk tasladı ve halkını bir takım sınıflara ayırdı. Onlardan bir grubu güçsüz bırakmıştı; oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise (hizmetkârlık için) sağ bırakıyordu. Hiç şüphesiz o, bozgunculardandı. (Kasas/4)


Tophane, tank, zırhlı araç ve savaş mermileri kullanılarak Arabistan’ın doğusunda yer alan Şii şehri el-Avamiye’nin cami ve ahalisine yapılan vahşi saldırlar, gerçekte Muhammed b. Salman’ın inancının uygulanmasıdır. Muhammed b. Salman son olarak yaptığı televizyon söyleşisinde beklenen Mehdi ideolojisinden söz etti ve bu inancı kötüledi. O, sahip olduğu nefret ve terörizm yönelimli Vahhabi düşünceleri ile İran’a saldırıyor.


Suudi rejim güçlerinin el-Musevvere mahallesine saldırı zamanlaması tesadüfi değildi ve bu vahşi saldırı Müslümanların İmam Mehdi’nin (a.f) doğum yıldönümü kutlamaları ile eşzamanlı olarak yapıldı; zulümden kurtuluş ve kurtuluş bekleyişi ile ilgili hadisleri inceleyecek bir zamanda. Ama Al-i Suud, bu kurtuluşun imkânsız olduğunu ve onların attığı mermi seslerinin 15 Şaban kutlamalarından daha yüksek olduğunu söylemek istemektedir.


Henüz Şehit Şeyh Nemr’in nefesiyle dolu olan el-Avamiye şehri ve mahalleleri, kesinlikle bu lanetli şecere için bir sorun olmuştur. El-Musevvere Mahallesi şimdi yıkıcı bir saldırı ile karşı karşıyadır ve şimdiye kadar bu saldırılar sonucu biri çocuk olmak üzere 4 kişi şehit olmuştur. Aynı şekilde bu saldırılarda birçok kadın ve çocuk da yaralanmıştır.


Direnişin seyyidi Seyyit Hasan Nasrullah’ın Hizbullah komutanlarından Şehit Mustafa Bedruddin’in şehadet yıl dönümü münasebetiyle yaptığı son konuşmada dediği gibi: Muhammed b. Salman, Arabistan rejiminin ve büyük alimler heyetinin sözlerini aktardı ve dedi ki Arabistan’ın İran ile sorunu şudur ki onlar Mehdi’yi (a.f) bekliyorlar ve herkes biliyor ki bu imam Tahran’dan, Şam’dan veya Beyrut’tan çıkmayacak, Mekke’den çıkacak. Tüm Müslümanlar İmam Mehdi (a.f) konusunda icma etmişlerdir ve bu konu Şia ile alakalı bir konu değildir.
Seyyid Hasan Nasrullah konuşmasına şöyle devam etti: Ben Arabistan veliahdının halefine diyorum ki Müslümanların inancına göre Mehdi’nin çıkışı kesin bir konudur ve Mekke-i Mükerreme’den çıkacaktır ve çıktığı zaman hiçbir zalim padişah kalmayacaktır ve yeryüzünü adaletle dolduracaktır ve ne sen ne babaların ve ne de ecdadın bu gerçeği değiştiremezsin.


Hizbullah Genel Sekreterinin dediği gibi, Ehli Sünnet kaynaklarında ve kitaplarında İmam Mehdi (a.f) hususunda onlarca mütevatir hadis ve rivayet vardır. Misal olarak şu hadislere değinilebilir:


1. Ebu Said Hudri Peygamber’in (s.a.a) şöyle buyurduğunu naklediyor: Benim ümmetimin son döneminde Mehdi zuhur edecektir ve Allah, onu yağmura doyuracaktır ve yeryüzü yeşilliklerini çıkaracaktır ve malı doğru bir şekilde dağıtacaktır. Ümmet büyük sayılacaktır ve o hazret yedi veya sekiz yıl hükümet edecektir.


2. Ahmet bin Hanbel, Ebu Said Hudri’den bir rivayet naklediyor ki Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: Yeryüzü zulüm ve tecavüz ile dolmayıncaya kadar kıyamet kopmayacaktır; o zaman benim itretimden veya Ehlibeytimden bir kişi zuhur edecektir ve yeryüzü zulüm ve tecavüz ile dolduktan sonra onu adalet ile dolduracaktır.


3. Ebu Said Hudri Peygamber’in (s.a.a) şöyle buyurduğunu naklediyor: Mehdi bendendir ve alnı yüksektir ve burnu çekiktir. Yeryüzü zulüm ile dolduktan sonra onu adalet ile dolduracaktır ve yedi yıl hükümet edecektir.


4. Ebu Said Hudri diyor ki: Peygamber’den sonra bir olayın çıkmasından korktuk ve bunu o hazrete sorduk. Hazret şöyle buyurdu: Mutlaka ümmetimde Mehdi zuhur edecektir. Beş yıl veya yedi yıl ya da dokuz yıl yaşayacaktır (şüphe Zeyd’den kaynaklanmaktadır). Dedi ki: bu olay ne zaman gerçekleşecektir? Buyurdu (s.a.a) ki: Yıllar sonra; onun huzuruna bir adam gelecek ve diyecek ki ey Mehdi! Bana bir şey ver. Onun elbisesine o kadar dökecektir ki onu taşıyıp götüremeyecektir.


5. İmam Ali’den (a.s) nakledilen rivayette Allah Resulü şöyle buyuruyor: Mehdi biz Ehlibeyt’tendir. Allah onun işini bir gecede düzeltecektir.


6. Ümmü Seleme’den nakledilen rivayette Allah Resulü şöyle buyuruyor: Mehdi benim soyumdandır; Fatıma’nın evlatlarından.


7. İbn Mesud’dan nakledilen rivayette Allah Resulü şöyle buyurdu: Eğer dünyanın ömründen bir gün bile kalsa, Allah Ehlibeytimden bir kişiyi gönderecektir; yeryüzü zulümle dolduktan sonra onu adaletle dolduracaktır.


Bizle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayında Suudi rejiminin ordusunun el-Avamiye şehrinin el-Musevvere mahallesine yaptığı saldırıları kınıyor ve aşağıdaki noktalara tekit ediyoruz:


1. Bir mahalleye bu şiddette ve hiçbir uyarı olmadan yapılan bu genişlikteki askeri bir saldırı kınanmış bir iştir ve biz Suudi rejiminden bu saldırıları durdurmasını ve yardım güçlerine ve doktorlara bu saldırılarda yaralananları tedavi etmeleri için izin verilmesini istiyoruz. Özellikle bu mahalle uzun yıllardır halkın yerleşim merkezlerindendir ve el-Musevvere mahallesinin evleri yıkılma aşamasındadır; bu evlerin bu ağırlıktaki askeri saldırılara dayanma imkânı yoktur.


2. Uluslararası toplum el-Musevvere mahallesinde gerçekleşen olayların sorumluluğunu üstlenmelidir ve bu saldırıların acil olarak durdurulması ve el-Avamiye şehrinin muhasarasına son verilmesi için gerekli girişimlerde bulunmalıdırlar. Bizler, uluslararası bağımsız uzmanların el-Avamiye şehrine gönderilmesini ve bu saldırlar hakkında inceleme yapmalarını istiyoruz.


3. Demokrasinin ve siyasi katılımın Arabistan’da olmayışı, Suudi rejiminin Arabistan vatandaşları karşısında bu hadde ölçüsüz kudret kullanmasının ve ağır silahlarla ve askeri araçlarla Şii bölgelerine saldırmasının en önemli delillerindendir.


4. Ülke içindeki siyasi sorunların ordu ve askeri araçlar kullanılarak çözülmek istenmesi istenilen sonuçlara ulaştırmayacaktır. Aksine sorunu daha da karmaşık bir hale getirecektir; bu yüzden Suudi rejiminden sorunu çözmek için siyasi yolları kullanmasını istiyoruz.


5. Suudi rejiminin Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen’de sürdürdüğü faydasız savaşların yenilgisinin devamının üstünü kendi halkı aleyhine kazandığı hayali zaferlerle, ağır silahları ve askeri araçları kullanarak örtemezler.


«وَلَا تَحْسَبَنَّ اللَّهَ غَافِلاً عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ الْأَبْصَارُ»
Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz/gafil sanma; sadece onlara mühlet verip gözlerin dehşetten bakakalacağı güne kadar azaplarını geciktirmektedir. (İbrahim/42)


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı
13 Mart 2017

[12 3  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
3*1=? Güvenlik Kodu