Haberler

“Uluslararası Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı” Yayınlarıyla Tanışma / 2. Serdar Kabuli’nin “Lamiye” Kasidesinin Tercümesi

“Uluslararası Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı” Yayınlarıyla Tanışma / 2. Serdar Kabuli’nin “Lamiye” Kasidesinin Tercümesi

Çarşamba, 20 Ocak 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının yardımları ve çeşitli kurum ve kuruluşların ortak işbirliğiyle üç yıl ilmi, edebi ve kültürel çalışmalardan sonra Şubat 2021 tarihinde Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı düzenlenecektir.

Bu konferansın ilmi çalışmalarından birisi “Ebu Talib’in (a.s) Edebi Eserlerinin Yeniden Diriltilmesi, Araştırılması, Düzenlenmesi ve Tercümesi” ve keza Şia ve Ehlisünnet Kaynaklarında Peygamber Ekrem (s.a.a) Açısından Ebu Talib’in (a.s) Konumu” hakkında yapılan tez çalışmalarının yayınlanmasıydı. Düzenlenecek bu konferans tarihinin yakın olmasını dikkate alarak bu eserlerin tanıtılması üzerinde duracağız.

“Serdar Kabuli’nin Lamiye Kasidesinin Şerhi”nin tanıtıldığı birinci bölümden sonra konferansta yayımlanan mecmuanın ikinci bölümünü ele alacağız.

  1. Hz. Ebu Talib’in (a.s) Lamiye Kasidesinin Tercümesi

Kitabın İsmi: Hz. Ebu Talib’in (a.s) Lamiye Kasidesinin Tercümesi

Kitabın Dili: Farsça (Arapça Beyitler Eşliğinde)

Mütercimler: Muhsin Ahmedi Tahrani – Abdullah Muvahhidi Muhib Ârania

Hazırlayan: Muhammed Mehdi Sabbahi Kaşani

Araştırma: Muhammed Mehdi Sabbahi El-Kaşani

Yayımlayan: Hz. Ebu Talib (a.s) Kültürel Araştırma ve Yayımlama Müessesi

Birinci Baskı: 1440 k – 2019 m.

ISBN: 7-4-95539-622-978

Sayfa: 82

Bölümler:

- Mukaddeme (Ebu Talib’in Şairliği ve Onun Lamiye Kasidesi, Lamiye Kasidesinin Söylenme Sebebi, Kasidenin İtibarı, Lamiye Kasidesinin Beyitlerinin Sayısı, Lamiye Kasidesinin Şerh ve Tercümeleriyle Tanışma Hakkında Alimlerin Söylemlerini ve Emeği Geçenlere Takdir ve Teşekkürü Kapsamaktadır)

- Lamiye Kasidesi ve Kasidenin Farsça Tercümesi

- Kaynakça

Keza Bu Kitabın Sonunda Hz. Ebu Talib (a.s) Kültürel Araştırma ve Yayımlama Müessesinin Fihristi Yer Almıştır.

Açıklama:

Hz. Ebu Talib (a.s) Sadrı İslam öncesi dönemde Arap’ın büyük şairlerinden sayılır. İbn-i Şehraşub’un (ö: 588 k) söylediğine göre Ebu Talib (a.s) yaklaşık 3000 beyit şiir söylemiştir ki bu şiirler onun iman ettiğinin göstergesidir. Yaklaşık 700 beytin %90’nının Allah Resulü (s.a.a) ve kendi kavmini İslam’a davet etmesi veya Habeşistan kralını İslam’a çağırması veya dinin ilerleyip gelişmesi yolunda düşmanların yerilmesi gibi İslam olayları hakkında olduğu söylenebilir.

Hz. Ebu Talib’in (a.s) en büyük ve en güçlü kasidesi Peygamber (s.a.a) hakkındaki “Lamiye” kasidesi olup bu kasideyi Şia ve Ehlisünnet alimleri nakletmiştir. Keza bu kaside edebi şaheserlerden birisidir öyle ki; İbn-i Kesir (ö. 774 k) şöyle yazmıştır: “Lamiye Kasidesi ancak bu kasideyi söyleyenin anlayacağı kadar fesahat ve belagat içeriklidir.”

Lamiye Kasidesini geçmişte Şia ve Ehlisünnet şahsiyetleri ya şerh etmişler veya çeşitli dillere tercüme etmişler, ama sadece “Hz. Ebu Talib’in (a.s) Lamiye Tercümesi” Lamiye Kasidesi nüshasının en kamil tercümesi sayılır, zira bu kaside ilk kez 133 beytin bir araya toplanması eşliğinde bu kitapta tercüme edilmiştir.

Daha önce Lamiye Kasidesinin bu miktardaki beyitlerinin bir araya toplanması veya rivayet edilme şeklinin açıklanması aşağıda yer aldığı gibidir:

- el-Bidaye ve’n-Nihaye ve es-Siretü’n-Nebeviyye, “İbn-i Kesir”in iki eseri: 83 beyit

- Divanu Ebi Talib, Değerleyen: “Abdulhak El-Âni”: 96 beyit

- el-Menakib ve’l-Mesalib, Kadı No’man El-Mağribi”: 107 beyit

- Divanu Ebi Talib, Değerleyen: “Dr. Muhammed Et-Tünci”: 110 beyit

- Divanu Ebi Talib, Değerleyen: Ebu Heffan El-Basri”: 111 beyit

- Nasihu’t-Tevarih, “Muhammed Taki Lisanu’l-Mülk Spehr”in eseri: 112 beyit

 Divanu Ebi Talib, Değerleyen: Ali b. Hamza Temimi”: 115 beyit

- es-Sahihu min Sireti’n-Nebiyyi’l-A’zam (s.a.a), “Seyit Cafr Murtaza El-Âmuli”nin eseri: 118

- ed-Dairettu’l-Garra fi Şi’ri Şeyhi’l-Bedha’, Değerleme, Araştırma ve Şerh “Bakır Gurbani Zerrin”: 120 beyit

- Ebu Talib Şairi’r-Resuli’l-Âzam (s.a.a), “Muhammed Mehdi Sabbahi Kaşani”nin eseri: 133

“Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”na katılan kuruluşlar arasında yer alan Hz. Ebu Talib (a.s) Kültürel Araştırma ve Yayınlama Müessesesi 133 beyitlik nüshanın (Ebu Talib Şairi’r-Resuli’l-Âzam –a.s- kitabı esasınca) tercüme ve yayımlanması girişiminde bulunmuştur. Bu kitabın mütercimleri Sayın Muhsin Ahmedi Tahrani ve Sayın Abdullah Muvahhidi Muhib Ârani Kum İlim Havzası üstatlarındandır.

Bu kitap hatırlatılan müessesenin dördüncü eseri olup “Allah Resulü (s.a.a) Nezdinde Hz. Ebu Talib’in (a.s) Konumu” adı altında yayımlanmıştır.

Hatırlatılmasında fayda vardır ki Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının gayretleri ve Âstan-i Mukaddes-i İmam Hüseyin (a.s), Hz. Ebu Talib (a.s) Araştırma ve Yayınlama Müessesesi, İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurultayı, İslami Tebliğat Ofisi İslami İlimler ve Kültürel Enstitüsü, El-Mustafa (s.a.a) Üniversitesi, İlim Havzaları Dil Öğretim Merkezi, Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Üniversitesi, Nübüvvet Mirası Kültürel Müessesesi, Ez-Zehra (s.a) Üniversitesi, Ez-Zeriyyetü’n-Nebeviyye Enstitüsü, Kasım b. Hasan (a.s) Dini-Kültürel Müessesesi, Ebnau’r-Resul (s.a.a) Kültür ve Sanat Müessesesi ve başka dini ve kültürel kurum ve kuruluşların ortak işbirliğiyle “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı” düzenlenecektir.

Bu konferansa eser ve makalelerin gönderilme tarihi 18 Şubat 2021 yılına kadar uzatılmıştır. Farsça, Arapça, İngilizce, Türkçe ve Urduca dillerinde konferansın ilmi davetini görmek için burayı tıklayınız.

“Uluslararası Hz. Ebu Talib (a.s) Şiir Kongresi” de bu konferansın fer’i programları arasında olacaktır.

Uluslararası Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansına beş dilde ulaşmak için burayı tıklayınız.

Bu konferans hakkındaki haber, ön oturum ve söyleşilerden haberdar olmak için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

Foto Haber/ Hz. Ebu Talib (a.s) Konferans Sekreterliği Üyelerinin Ayetullah Ârafi’yle Görüşmesi

Foto Haber/ Hz. Ebu Talib (a.s) Konferans Sekreterliği Üyelerinin Ayetullah Ârafi’yle Görüşmesi

Salı, 19 Ocak 2021

-  Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansının düzenlenmesi eşiğinde konferans düzenleme ekibiyle İlim Havzaları Başkanı Ayetullah Ârafi bir araya gelerek görüşme yaptı.

Fotoğraf: Hadi Çehregani

Ayetullah Ârafi: Ebu Talib (a.s) Tarihin Bir Bölümünde Stratejik Rol İfa Eden Fazilet Mecmuasının Sembolüdür / Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansının Düzenlenmesinden Dolayı Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayına Teşekkür

Ayetullah Ârafi: Ebu Talib (a.s) Tarihin Bir Bölümünde Stratejik Rol İfa Eden Fazilet Mecmuasının Sembolüdür / Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansının Düzenlenmesinden Dolayı Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayına Teşekkür

Salı, 19 Ocak 2021

-  Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansının eşiğinde konferans düzenleme ekibiyle İlim Havzaları Başkanı Ayetullah Ârafi bir araya gelerek görüşme yaptı.

Ayetullah Ârafi bu görüşmede Fatımatü’z-Zehra’nın (s.a) şehadet günleri münasebetiyle taziyelerini sundu ve Hz. Ebu Talib’in (a.s) pratik yaşamıyla alakalı araştırısal eserlerin sunulmasının altını çizerek şöyle dedi: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı ve bu çok değerli çalışmayı takip edenlere teşekkürlerimi sunuyorum.

Havza Haber Ajansının bildirdiğine göre İlim Havzaları Başkanı, Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansının düzenlenmesi için ortak çalışmayı dini, şer’i ve İslami bir vazife bilerek şunları kaydetti: Bu konulara giriş yapılmasında Şia içi ve İslami ümmet geneli olmak üzere iki bakışın dikkate alınması gerekir.

Ayetullah Ârafi: Tasarımlar; inancın güçlendirilmesi, şiirlerin takviye edilmesi ve şüphelerin cevaplandırılması doğrultusunda gerçekleşmelidir ve Uluslararası Hz. Ebu Talib (a.s) Konferans Sekreterliği stratejik, etkin, kapsamlı ve ihtilafsız bir yönelimi çalışma cetvelinin başında kararlaştırmalıdır.

İnsanın kendi sözünü başkalarının açıklamalarından alması çok değerlidir; şairler ve büyüklerin iş birliği ve düşünsel çeşitli görüşlerin alınması, Hz. Ebu Talib’in (a.s) yöntemini anlaşılır hale getirecek ve hassasiyetleri de azaltacaktır. Hz. Ebu Talib’in (a.s) tarihte temel rol ifa ettiğinin dikkate alınmasıyla İslam ümmetinin boynunda hakkı vardır. Havza, üniversite ve genç nesli gözeten çeşitli alanlarda kapsamlı bir metne ihtiyacımız var. Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansının dışsal yansımalarından birisi havza, üniversite ve genç nesil için çok değerli bir metnin sunulması olmalıdır.

İlim havzası genç öğrencilerinin şiirle ve Fars ve Arap edebiyatıyla tanıştırılması bu mecmuanın önemli görevlerindendir. Konferans Sekreterliği bu mecmuanın kapasitelerinden istifade etmelidir. Çok değerli içerikler mecmuası ana başlıklar kalıbında eğitim ve öğretim metinleri şeklinde sunulabilir.

Bu gün çeşitli sebeplerle 200 bin üniversiteli öğrencimiz var ve bunlar 45 bölümde havza ve üniversitede öğrenim görmektedir. İlim havzası camiası ölçüsünce ortak bölümlerde öğrenim gören üniversitelilerimiz vardır ki bunlar muhatapların genişletilmesinde büyük bir kapasite oluşturabilirler.

Havza tezleri, ilim havzası bünyesinde söyleşi oluşturma ve bunların yayınlanması konusu da Ayetullah Ârafi’nin tekit ettiği noktalar arasındaydı.

Bu görüşmede önce Genel Sekreter Yardımcısı ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Kültürel İşleri Muavini Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Ahmedi Tebar konferansın düzenlenmesi için Kurultayın çalışma raporunu sundu.

Bu görüşmenin resimlerini görmek için burayı tıklayınız.

Hatırlatılmasında yarar vardır ki Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının girişimi ve “Âstani Mukaddesi Hüseyni”, “Hz. Ebu Talib (a.s) Araştırma ve Yayınlama Kültürel Müessesesi”, “İslam Mezheplerinin Yakınlaştırılması Kurultayı”, “İslami Tebligat Ofisi İslami Bilim ve Kültür Enstitüsü”, “El-Mustafa (s.a.a) Üniversitesi”, “İlim Havzaları Dil Öğretim Merkezleri”, “Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Üniversitesi”, “Mirası Nübüvvet Kültür Müessesesi”, “Ez-Zehra (s.a) Üniversitesi”, “Ez-Zürriyetü’n-Nebeviyye Enstitüsü”, “ Kasım b. Hasan (a.s) Din-Kültür Müessesesi”, “Ebnau’r-Resul (s.a.a) Kültür- Sanat Müessesesi” ve başka dini ve kültürel kurum ve kuruluşların katılımıyla düzenlenecektir.

Bu konferansa ilmi eser ve makalelerin gönderilme süresi  18 Şubat 2021 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu konferansa ilmi davetlere Farsça, Arapça, İngilizce ve Urduca dillerinde ulaşmak için burayı tıklayınız.

Uluslararası Hz. Ebu Talib (a.s) Şiir Kongresi de bu konferansın etkinlikleri arasında olacaktır.

Uluslararası Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansına beş dilde ulaşmak için burayı tıklayınız.

Ayrıca bu konferans hakkında haberler, ön oturumlar ve diğer söyleşilere ulaşmak için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

Ayetullah Ramazani: Güzel Ahlak Hz. Zehra’nın (s.a) Seçkin Özelliklerindendi

Ayetullah Ramazani: Güzel Ahlak Hz. Zehra’nın (s.a) Seçkin Özelliklerindendi

Pazar, 17 Ocak 2021

17 Ocak 2021 tarihinde Lahican-Mescid-i Cam’i de Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın (s.a) şehadet merasiminde şöyle dedi: Lahican şehri alim yetiştiren bir şehirdir ve Hazin Lahici ve Muhakkik Lahici gibi görüş sahibi şahsiyetler bu şehrin alimlerindendir.

Bazıları Hz. Zehra’nın (s.a) hakikatini tanıyabildik ve tanıtabildik demiş ve bir grupta böyle bir şeyin mümkün olmadığına inanmıştır. İmam Humeyni (r.a) Hz. Zehra’nın şahsiyetinin tanımlanmasında onun tarihin mucizeleri ve varlık aleminin iftiharlarından olduğunu buyurmuştur. Hz. Zehra (s.a), Hz. Cebrail’in (a.s) hizmetine yetiştiği bir şahsiyetti. Elbette Hz. Cebrail (a.s) ismet makamına ve ilahi ilme sahip olan kimsenin hizmetine yetişir. Hz. Zehra (s.a) hem ledün ilmine ve hem ismet makamına sahipti ve bu irtibatın sonucunda Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatından sonra Sahife-i Fatıma konu edilmiştir. Tathir ve Mübahele ayetlerinde Hz. Zehra’nın (s.a) şahsiyetinin bir bölümü tanıtılmıştır ve Medine’de nazil olan Nisa suresi Ehlibeyt (a.s) ve Hz. Zehra’nın (s.a) konumunu tanıtır.

Bu ayetlerin bir kısmının anlaşılması için insanın Hz. Zehra’nın (s.a) dünya görüşünü ve onun kemal ve cemalini mütalaa etmesi gerekir. Bu ayetlerde konu edilen bazı kelimelerin anlaşılması için büyük alim ve müfessirlerin derslerine katılmamız gerekir. Hz. Fatıma (s.a), Allah Teala’nın kendisine özel şefaat makamı verdiği bir şahsiyettir. Hz. Fatıma (s.a) ile Hz. Ali’nin (a.s) denkliği varlıksal, düşünsel ve inançsal bir denklikti. Doğru anlamıyla ve dini ölçüler esasınca muhabbet ve sevgi, ailelerin kaybolmuş iksiridir ve kadın ve erkeğin birbirlerinden istekleri akli ve şeri ölçülerin dışında olursa, bu ihtilafların alt yapısını oluşturacaktır. Hz. Zehra’nın (s.a) mektebine inanan bir toplumda boşanma sayılarının çokluğu bir faciadır. Aile ortamında iman, Kur’an, anlayış ve algı atmosferinin olmayışı boşanma sayılarının artmasıyla sonuçlanacaktır. Sanal ortam ilmi sahaları genişletebilir, ne var ki kontrol edilmezse genç neslin sapıtma alt yapısını hazırlar.

Hz. Ali (a.s), Hz. Zehra’nın (s.a) yüzünü gördüğüm zaman gam ve acılarımın tamamı gidiyordu söylemi yüce bir iksirdir ve bu iksir toplumda olduğu zaman mümin insanlar barışır ve mümin olmayan insanlar insani bir yaşama dönüş yapar.

Kur’an’da güzel ahlak konusu geldiğinde sadece mümin ve Müslümanlara nispetle güzel ahlaklı olunması değil, daha ötesi insanların tamamına güzel ahlaklı olunması emredilmiştir. İnsan namaz ve oruçla mağrurlanırsa hiçbir yere ulaşamaz. Müslümanla gayri Müslim arasında ve keza milletlerin tamamında “adalet” ve “Kendin için sevmediğini başkası için de sevme” meselesi altın kuraldır.

Ayetullah Ramazani: Hz. Zehra (s.a) Sapık Akımlar Karşısında Direnişin Rehberliğini Üstlenmişti / İyilikleri Emredip Kötülüklerden Sakındırma Sorumluluğu İhya Edilmelidir

Ayetullah Ramazani: Hz. Zehra (s.a) Sapık Akımlar Karşısında Direnişin Rehberliğini Üstlenmişti / İyilikleri Emredip Kötülüklerden Sakındırma Sorumluluğu İhya Edilmelidir

Pazar, 17 Ocak 2021

Ayetullah Rıza Ramazani 16 Ocak 2021 tarihinde Eşrefiye Mescidi Cam’i’de düzenlenen Hz. Zehra’nın (s.a) şehadet merasiminde Hz. Zehra’nın (s.a) varlıksak boyutunun tanınmasının mümkün olmadığına işaret ederek şöyle dedi: Hz. Cebrail (a.s), Hz. Zehra’ya (s.a) hizmet etme iftiharına sahiptir. Hz. Zehra (s.a) hem ledün ilmine ve hem de ismet makamına sahipti ve bu irtibat ve hizmet sonucu Peygamber’in (s.a.a) vefatından sonra onun Mushafının varlığı söz konusu olmuştur. Hz. Fatıma (s.a) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yanına geldiği zaman Peygamber (s.a.a) saygıyla ayağa kalkıyor ve onun ellerini öpüyordu ki bu, onun varlıksal makamını göstermektedir. Bi’setin sekizinci yılından onuncu yılına kadar devam eden Ebu Talib (a.s) Mahallesi Muhasarası Hz. Zehra (s.a) için çok zorlu koşulları doğurdu ve keza onuncu yılda da annesini kaybetti. Hz. Zehra (s.a) en az imkanlarla çocuklarını çok güzel yetiştirdi, ama bu gün  pek çok imkanlara sahip olmanın yanında iyi bir terbiye göze çarpmıyor. Hz. Zehra (s.a) ortak yaşam yıllarında bazen çocuklarının açlığını Hz. Ali’ye (a.s) hissettirmeden idareci bir davranış ve yaşam sergiledi. Hz. Zehra (s.a) çok büyük ilmi konuma sahipti ve Masum İmamların (a.s) ilmi kaynaklarından birisi Mushaf-ı Hz. Zehra’dır (s.a).

Çokları soruları olduğu zaman Hz. Zehra’nın (s.a) yanına gidip soruyordu ve hatta bazı erkekler bile sorularını cevaplandırması için kendi eşlerini onun yanına gönderiyordu. Hz. Zehra’nın (s.a) hutbelerinde çok ince noktalar vardır ve bu hutbeyi okuduktan sonra kalpler nurani olur ki bu da onun toplum için öğretici ve yetiştirici bir görevinin olduğunu gösterir. Peygamber’in (s.a.a) vefatından sonra din şer güçlerin eline düştü ve Ümeyye ve Abbasi oğulları Ehlibeyt’e (a.s) nispetle kötü cinayetler işledi. İslam toplumunun, toplumu hidayet edebilecek masum ve adil bir rehbere ihtiyacı vardır. Hak imamın olması ve onlara tabi olunup itaat edilmesi durumunda kesinlikle insan kurtulacaktır. Elbette imamın tanınması, imamın sevilmesi ve imama itaat edilmesi noktalarına riayet edilmelidir.

Bazı batı ülkelerinde şer’in karşıtı ve gerçekte kötüyü iyiye dönüştüren kanunlar konulmuştur. Marufa emredip münkerden sakındırmanın ferdi etkisi vardır, ferdi iyiliklerle tanıştırır ve Hz. Zehra’nın (s.a) buyurduğu gibi Emri bi’l Maruf ve Nehyi ani’l Münker toplumun maslahatı ve canlandırılması içindir. Hz. Zehra (s.a) o zamanda sapık akımların önünü almasaydı çok daha kötü olaylar olur ve din ve Kur’an mahvolurdu.

Ayetullah Ramazani, Kur’an’da cihatla alakalı ayetlerin bir kenara bırakılması, zira bunların Peygamber Ekrem (s.a.a) zamanıyla ilgili olup bu günün barış günü olduğunu söyleyen bazı batılılar konusunda şu açıklamayı yaptı: Elbette biz barışı kabul ediyoruz, ama adalet temeline dayanan bir barışı. Herkesi dost kabul edip dini yok etme hedefini taşıyan düşmanları dost bilmemizin hiçbir anlamı yoktur. Din adalet ve güvenlik meselesini konu eder ve güvenlik ülke içi ve sınır dışı tanımaz. Şehit Kasım Süleymani’nin varlığı uluslararası sahada İslam düşmanları için tehlikeydi ve bu sebeple en çirkin fertler onun terör planını çizdi. Direniş ekseni Hz. Zeynep’in (s.a) mektebinin öğretisidir ve bu öğreti uluslararası alanda yeni bir dönemi başlatmıştır. Hz. Zehra’nın (s.a) sapık akımlar karşısında İslam toplumuna rehberlik etme sorumluluğu vardı ve dinin Emevi ve Abbasiler gibi şer güçlerin eline bırakılmamasını ve İslam toplumunun Masum İmama (a.s) bağlı olmasını hedefliyordu ki tarih buyunca bunun sonuçlarına şahit olduk.

Aynı mektebin öğrencisi İmam Humeyni (r.a) bu inkılabı halkla birlikte yönlendirdi ve günümüzde iyilikleri emredip kötülüklerden sakındırmak ihya edilmelidir. Toplum genç neslin günah kanalı olmamalıdır, genç nesli gözetmeli ve onların eğitilip yetiştirilmesi için zemin hazırlamalıdır. İslami büyük inkılap aracılığıyla her geçen gün dünyada Ehlibeyt (a.s) kültürü yayılma halindedir ve bundan dolayı Allah’a şükretmemiz gerekir. Biz, kadınların iyi bir anne ve eş olmaları yanında eğitim alanlarında da toplumsal çalışmalar yapabileceklerine inanıyoruz. Bu sorumluluğu sadece kadınlar değil, erkeklerin de Hz. Zehra’dan (s.a) öğrenmeleri gerekir.

Hz. Zehra’nın (s.a) Teorik ve Pratik Sünnetinin Tanınması Fatımiye Meclislerinin Ürünüdür / Kültürel İhtilaflar Aileler Arasında Afettir

Hz. Zehra’nın (s.a) Teorik ve Pratik Sünnetinin Tanınması Fatımiye Meclislerinin Ürünüdür / Kültürel İhtilaflar Aileler Arasında Afettir

Pazar, 17 Ocak 2021

17 Ocak 2021 tarihinde Reşt şehrinde Hz. Fatıma-i Uhra (s.a) Haraminde düzenlenen Hz. Fatıma’nın (s.a) şehadet merasiminde Ehlibeyt (a.s) meclislerinin ders, mesaj alma ve yaşam yönünü belirleme mekanı olması gerektiğini açıklayan Ayetullah Rıza Ramazani şunları kaydetti: Hz. Zehra’nın (s.a) teorik ve pratik sünnetini doğru olarak tanımamız Fatımiye meclislerinin ürünlerindendir.

En yüce makam ve derecelere sahip olan kimselere tabi olduğumuzu bilmeli ve Alevi mektebine, Fatımi mektebine ve Hüseyni mektebine tabi olduğumuz için iftihar etmeliyiz. Bizim Kur’an, Nehcü’l-Belaga, Sahife-i Seccadiye ve … kitaplara sahip olmamız, temel iftihar kaynağımızdır. Bu kitaplardan ders alınmalıdır. Ehlibeyt’le (a.s) mesafemiz ne kadar azalırsa onlara karşı sevgi ve itaat irtibatımız artma kaydedecektir. Hz. Zehra (s.a) mektebine inanan bir toplumda boşanma sayısının bu kadar fazla olması bir faciadır. Aile çevresinde iman, Kur’an, algı ve derk etme ortamı olmazsa boşanma sayısının artmasıyla sonuçlanır. Maalesef  bazen birbirimizin şer’i haklarını tanımıyoruz ve bu, ihtilafların şiddetlenmesine sebep oluyor. Biz, hatta bir kez bile Hz. Zehra’yı (s.a) rahatsız etmeyen kimsenin mektebine tabiyiz. Hz. Fatıma (s.a) ile Hz. Ali’nin (a.s) denkliği varlıksal, düşünsel ve inançsal bir denklikti. Bazen öyle yakın olduğumuzu ve hatta Ehlibeyt’le (a.s) irtibat kurulmasında bizim gibi birisinin olmadığını düşünüyoruz, ne var ki matem veya dua meclislerini terk ettikten sonra bizimle Ehlibeyt (a.s) arasında pek çok uzaklığın olduğunu fark ediyoruz.

Zaman zaman siyasi, kültürel ve sosyal alanlarda toplumda ihtilafların ortaya çıktığını ifade eden Ayetullah Ramazani bu konu hakkında şu açıklamada bundu: Elbette bazı ihtilaflar ilmidir ve doğaldır. Ortak şeyler üzerinde vahdete ulaşmamız gerekir. İmam Humeyni (r.a) İslam ümmetinin vahdetini konu etmiş ve günümüzde biz dinler arası söyleşiyi konu ediyoruz, ama buna rağmen son onlu yıllarda en çok kurban veren Müslümanlar olmuştur. İnkılap Rehberinin mezheplerin kutsallarına ihanet etmenin haram oluşu doğrultusunda fetva vermesi büyük bir yiğitliktir, İslam ümmeti arasında vahdetin oluşması için paha ödenmelidir. Şehit Kasım Süleymani Ehlibeyt (a.s) mektebinin doğru tanıtılmasına inanıyordu.

Bir ailede itikadi, ahlaki, hukuki, kültürel, siyasi ve doğasal ihtilaflar, yaşam ruhunun kaybolmasına sebep olur. Bazen evliliğin ölçüleri arasında temel ölçülerle feri ölçüler yer değiştirir. Yaşama, insanı dikkate alan bir bakışı olan insan mutlu insandır. Bazen yaşamda İslami ve gayri İslami kültür ve haramı helal ve helali haram bilme kültürü ayrılıklara sebep olur. Doğru anlamıyla ve dini ölçüler esasınca muhabbet ve sevgi ailelerin kaybolmuş iksiridir ve kadın ve erkeğin birbirlerinden istekleri akli ve şeri ölçülerin dışında olursa, bu ihtilafların alt yapısını oluşturacaktır. Hz. Fatıma’nın (s.a) hayatında en az imkanlarla en mükemmel terbiye vardı, ama biz zahiri korumakla kendi ihtiyaçlarımızı gidermek istiyoruz. Bizlerin bir takım yaşam yöntemi ve misafir ağırlama üslubuyla Hz. Zehra’nın (s.a) yaşam yöntemi arasında uyum yoktur ve onun ibadeti, zühdü, bakışı ve bilinciyle aramızda çok mesafe vardır, dolayısıyla bu alanda bakışımızı yenilememiz gerekir. Günümüzde değişim çok konu edilmektedir, ama insan kendini değiştirmediği sürece binlerce değişim reçetesi olsa bile hiçbir şey değişmeyecektir.

Âlim İlmi Görüşlerini Bildirmesinden Dolayı Merhametsizce Saldırıya Uğramamalıdır / Ayetullah Misbah Yezdi İlahi Edeple Edeplenmişti

Âlim İlmi Görüşlerini Bildirmesinden Dolayı Merhametsizce Saldırıya Uğramamalıdır / Ayetullah Misbah Yezdi İlahi Edeple Edeplenmişti

Cumartesi, 16 Ocak 2021

-  16 Ocak 2021 tarihinde Fumen Camisinde düzenlenen Allame Misbah Yezdi ve Ayetullah Muhammed Yezdi’yi anma merasiminde Ayetullah Rıza Ramazani Hz. Zehra’nın (s.a) ömrünün kısa, ama çok geniş olduğuna değinerek şöyle dedi: Hz. Zehra’nın (s.a) şahsiyeti öylesine güçlü ve öylesine yüceydi ki Peygamber Ekrem (s.a.a) böylesi bir varlığa saygı gösteriyordu. Fatıma’yla (s.a) Ali (a.s) varlıksal, düşünsel  ve inançsal açılardan birbirlerine denktiler. Hz. Zehra (s.a) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) kızı ve Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin (a.s) gibi çocuklara sahipti, ancak onun hakiki konumu, onun bizzat kendi varlığında aranmalıdır. Hz. Zehra (s.a), Allah Teala’nın kıyamet gününde şefaatini kabul edeceği bir vesiledir. Hz. Zehra’nın (s.a) ruhi ve manevi bağlılığı çok yüceydi.

Fatımi mektepte ilim öğrenen ve yetişen Ayetullah Behçet’in seçkin şahsiyetine değinen Ayetullah Ramazani şöyle dedi: Ayetullah Behçet, Ehlibeyt’in (a.s) seçkin öğrencisiydi ve sürekli müstehaplara amel edip mekruhları terk etmeye dikkat ediyordu.

Rehberlik Uzmanlar Meclisi Gilan Halk Temsilcisi Ayetullah Rıza Ramazani konuşmasının devamında Ayetullah Muhammed Yezdi’nin vefatına işaret ederek şu açıklamada bulundu: Ayetullah Yezdi vazifesine amel eden bir müçtehitti ve inkılap öncesi İmam Humeyni’nin (r.a) hareketinin başlamasıyla Yüce Rehberlik Makamıyla birlikteydi. Ayetullah Yezdi bu doğrultuda velayeti savunmanın pahasını da ödedi. Ayetullah Yezdi İmam Humeyni (r.a) ve İnkılap Rehberi zamanında velayetçi olduğunu ve velayeti kabul ettiğini gösterdi.

Ayetullah Yezdi ve Allame Misbah gibi seçkin alimler için hesapsız bir ilahi ödül vardır ve bu tür seçkin şahsiyetler Rabbani alimlerin en somut örnekleridir. Bu alim şahsiyetler Ehlibeyt (a.s) mektebiyle haşir neşirlerdi, onları doğru tanıyıp derk ettiler.

Ayetullah Misbah, Ayetullah Yezdi, Ayetullah Harrazi, Ayetullah Üstadi ve … gibi seçkin şahsiyetlerin Uzmanlar Meclisinin ağırlığını oluşturduğuna işaret eden Ayetullah Ramazani bu konuda şöyle dedi: Müçtehit olmaları ve ilim havzalarında yer almaları yanında seçkin ve manevi nüfuz sahibi şahsiyetlerin Rehberlik Uzmanlar Meclisinde de yer almaları ne kadar da güzeldir.

Allame Misbah Yezdi Felsefe, Ahlak ve Fıkıh Alanında Görüş Sahibiydi

Allame Misbah Yezdi kelimenin tama anlamıyla allame idi ve Allame Tabatabai ve Şehit Mutahhari seviyesindeydi. Alim, füruu dinde çıkarsama yapan kimsedir ve hekim ise akaitte çıkarsama yapan kimsedir. Ayetullah Misbah Yezdi alim ve hekimin somut örneğiydi. Allame Misbah Yezdi çeşitli alanlarda görüşlerini bildirdiği için saldırıya uğradı. Alim, ilmi görüşlerini bildirmesinden dolayı merhametsizce saldırıya uğramamalıdır. Bir grup Ayetullah Misbah’ı kötülemek için kırk yıl önceki sözlerini naklediyor. Ayetullah Misbah ve Şehit Beheşti arasında ilmi görüşlerin ihtilafına işaret etmek bir tür merhametsizliktir, zira imi konularda görüş farklılıkları gayet doğal bir şeydir. İnkılap Rehberinin de Dr. Şeriati hakkında görüşleri vardır, ama her halükarda Ayetullah Misbah Yezdi, fertlerin ıslahı ve hidayeti peşindeydi ve hatta kendi inancına muhalif olsa dahi hiç kimsenin ölmesine razı değildi. Görüşlerin bildirilmesi ve ilmi meselelerde bir takım ihtilaflar, kendisini dine, marifete ve … adayan bir şahsiyetin tahrif sebebi olmamalıdır. Ayetullah Misbah Yezdi kendi dostları ve düşmanları arasında mazlum birisiydi. Bazılarının şahsiyetleri karalaması nasıl bir yöntemdir; İnkılap döneminde Şehit Beheşti için yapılan karalamalar bunun örneklerinden olup o şahsiyete nispetle zulüm etmişlerdir.

Ayetullah Behçet’in Namazları Pratik İrfan Dersiydi

Allame Misbah Yezdi 15 yıl Ayetullah Behçet’e öğrencilik yaptı. Günümüz toplumunun Ayetullah Behçet ve Ayetullah Misbah gibi şahsiyetlere ihtiyacı vardır. Ayetullah Behçet’in namazlarının tamamı insanı Allah’a ulaştıran pratik irfan dersiydi.

Allame Misbah Yezdi o kadar mütevaziydi ki cani Arabistan rejimine karşı savaşan ruhani Şeyh Amri’nin elini öptü. Kendi ilmi konumuna rağmen taklit mercilerin elini öpüyordu. Allamenin manevi ve ahlaki şahsiyeti kelimenin tam anlamıyla dillere destan ve övülmeye layıktır. Ayetullah Misbah kalbini, aklını ve ruhunu ilahi edeple edeplendirmişti. Kanada’da ilmi toplantıya katıldığı zaman bilim adamları onu teşvik etmekle kalmıyor hatta konuşmasına devam etmesi için kendi vakitlerini ona veriyorlardı. Allame Misbah’tan önce ilim havzasında sadece fıkıh ve usul dersi vardı, ama onun havzaya gelmesiyle iktisat, sosyoloji, ruh bilimi, psikoloji ve … dersleri de başlatıldı.

Toplumumuzun Bilimsel, Gerçekçi ve Şefkat İçerikli Eleştirilere İhtiyacı vardır

Dünyanın her yerinde Ayetullah Misbah gibi ilmi şahsiyetlerin değeri biliniyor ve örnek alınıyor, ne var ki biz kabalık yapıyoruz. Toplum böylesi seçkin şahsiyetlere kabalık yapılması ve karalanmasına izin vermemelidir. Toplumumuzun tahrip edici ve şahsiyetleri karalama sebebi olan eleştirilere değil, bilimsel, gerçekçi, şefkat içerikli ve hikmetli eleştirilere ihtiyacı vardır.

Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın (s.a) Şehadetin Yıl Dönümü Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (s.a) Kurultayının Önemli Bildirisi

Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın (s.a) Şehadetin Yıl Dönümü Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (s.a) Kurultayının Önemli Bildirisi

Cumartesi, 16 Ocak 2021

Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın (s.a) şehadet yıl dönümü münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (s.a) Kurultayı önemi bildiri yayınladı.

Bildirinin metni şöyledir:

Allah’ın Adıyla

“Selam olsun sana ey Sıddıkatü’t-Tahire! Selam olsun sana ey cennet ehli kadınlarının ve evvelinden sonuna kadar kadınlar aleminin hanımefendisi.”

Ehlibeyt (a.s) dost ve tabilerinin ahit ve bağlılığının yenilendiği bir zaman olan; ilahi ahde vefada, nübüvvet ve imametin ardı süre gitmede; malını, canını ve hatta çocuklarını feda etmede bir an bile kuşku duymayan Müslüman kadınlarının en mükemmel örneği Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın (s.a) yüce şahsiyetini saygıyla anma günleri geldi. Nitekim Kur’an’da şöyle buyrulmuştur: “… işte onlardır doğru söyleyenlerin ta kendileri.” Hucurat, 15.

İlahi rehberlik eşliğinde ümmetin gönül birliği, ortak hareketi ve pratik ortak dili olması koşuluyla imamet ve Ehlibeyt’in (a.s) velayeti; zulüm ve sitemin yayılmasının yok olmasında asli güvence ve vahdet, barış, güvenlik ve adaletin yegane eksenidir. Niketim Hz. Zehra (s.a) da buna tekit ederek şöyle buyurmuştur: “Allah Teala İslam dininin düzenini bize itaatte karar kılmış ve imametimizi tefrika ve ihtilaftan güvende olma vesilesi kararlaştırmıştır.” Delailü’l-İmame, s. 33.

Bu gün; fitneci ihtilafların oluşturulması, tefrikanın icat edilmesi ve Şia ve Sünni mezhepsel savaşların alevlendirilmesi doğrultusunda İslam mezhepleri alim ve müftülerinden şer’i fetvalar alan IŞİD ve tekfir grupları gibi İslam düşmanları ve Müslüman görünümündeki bağnaz kimseler ümitsizliğe düştükten sonra sahte müftüler tanıtma ve savunma, sahte otoriteler yaratma ve keza vahdeti parçalayıp yakınlığın yok edilmesi için yapmacık hükümleri ortaya atma gibi çirkin düşüncelere dalmışlar ve dünya Müslümanları arasında yapmacık çatlaklıklar ve düşmanlıkları yaymak için kültürel ve sanatsal yeni dilden ve medya ve sinema tebligatından yararlanarak önyargılı belgeseller ve vahdeti parçalayıcı filimler yapmaya koyulmuşlardır. Ne var ki bu gün Allah’ın lütfu ve Müslümanların uyanmasıyla taklit mercilerin fetvası, dünya alimlerini yakınlaştırıcı aydın görüşler ve tertemiz Muhammedi (s.a.a) İslam dininin bilinçli tabileri vasıtasıyla İslam ümmetinin vahdetine muhalif akımların rezil ve rüsvalıkları inkar edilmeyecek bir şeydir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı; Masum İmamların (a.s) ve onların saygın annesi; Peygamber Ekrem’in (s.a.a) teninin parçası Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın (s.a) yüce makamını anma ve Fatıma’nın (s.a) şehadet günlerinden dolayı taziye ve baş sağlığı arz etmenin yanında Müslümanlar arasındaki ihtilafları takip ederek Müslümanların aleyhine komplo kuran her türlü akım ve hareketi şiddetle kınıyor ve düşünsel ve pratik çizgimizi onlardan ayrı biliyoruz ve velayetle ümmetin ahdini yenileme gününde Kur’an ve İtret ümmetinden her zamankinden daha çok basiretli olmasını diliyoruz.

Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Ehlibeyt’ine (a.s) müntesip olan bu mecmua; Mukaddes Zatların (a.s) dost ve tabileri ve özellikle Ehlibeytçi (a.s) kurum ve topluluklardan, ilim havzalarından ve dünyanın çeşitli yerlerindeki tertemiz Muhammedi (s.a.a) İslam’a gönül bağlayan alimlerden tam bir bilinçle bir kez daha Hz. Fatıma’nın (s.a) şehadet günlerini saygıyla anmayla birlikte zamansal ve mekânsal koşullara uygun olarak bu çirkin planı bozmalarını, var güçleriyle İslam aleyhindeki bu tür fitnelere engel olmalarını ve İslam toplumunun ittihadı ve İslami denge ve akılcılık yolunun saflaştırılmasında kendi sorumluluk ve vazifelerine amel etmelerini; işitsel ve görsel sanal kapasitelerin tamamından yararlanmalarını ve bu Fatımi kültürünün yürürlüğe konulmasına önem vermelerini istemektedir. Bunlarla birlikte bu hassas dönemde anlayışlı kardeşlerimizin ve Ehlisünnetin hekim alimlerinin bilinci, şeffaflığı ve kınayıcı girişimler silsilesi kesinlikle son derece yol açıcı olacaktır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Cemaziyülevvel 14442 k / Ocak 2021 m.

 

[12 3 4 5  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
4+1=? Güvenlik Kodu