Haberler

Şeyh İbrahim Zakzaki’nin Serbest Bırakılması Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Tebrik Mesajı

Şeyh İbrahim Zakzaki’nin Serbest Bırakılması Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Tebrik Mesajı

Cuma, 30 Temmuz 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani yayınladığı mesajında Nijerya İslam Hareketi Kurucusu Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin İbrahim Zakzaki’nin serbest bırakılmasını tebrik etti.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani yayınladığı bu mesajda Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Şeyh Zakzaki ve mazlum Nijerya halkının savunulması doğrultusunda çabalarına değinerek hukuksal kuruluşlara, vekillere ve Nijerya halkına Nijerya İslam Hareketi Kurucusunu savunmalarından dolayı teşekkürlerini dile getirdi.

Ayetullah Ramazani mesajının başka bir bölümünde ruhaniyet ve çeşitli mezhep ve din tabilerinin Şeyh Zakzaki’yi savunmalarını özgürlük, adalet ve maneviyat yolunda dinler ve mezhepler arası ortak işbirliğinin güzel örneği olarak değerlendirdi.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin yayınladığı tebrik mesajının metni şöyledir:

 

e2b40affe1b82dbafd41c9b62d6c37b7_815.jpg

 

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Sayın Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Şeyh İbrahim Zakzaki

Allah sizin varlığınızı daim kılsın

Allah’ın selamı üzerinize olsun;

Sizin ve saygı değer eşinizin zindandan serbest bırakılması haberi Mübarek Gadir-i Hum bayrımda bizim ve özgürlükçü Müslümanların tamamının sevincini kat kat arttırmıştır.

Sizin kanunsuz hapsedilmeniz Sefer ayında Ehlibeyt’in (a.s) matem günlerinde başladı ve Peygamber (s.a.a) Hanedanının sevinçli günlerinde son buldu ve bu, bizler için sevinç kaynağıdır.

Altı yıl boyunca Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı sizin ve mazlum Nijerya halkının savunulması için hukuki, siyasi, medya ve beşeri haklar alanlarında pek çok çaba gösterdi, zira siz “Barışın ve kanun ekseninde hareket etmenin sembolü”, “Din tabilerinin barışçıl yaşayabilecekleri mesajını sunan” ve sürekli “İnsan hak ve özgürlüklerinin savunucusu” oldunuz ve halende bunları savunmaktasınız.

Şimdi dünya çapında Kurultay üyeleri adına sizi savunan insan hakları kuruluşlarına, vekiller timine, sizin suçsuzluğunuza adalet üzere hüküm veren iki mahkemenin yargısına ve daha önemlisi bu yılların tamamında can ve güvenliğini tehlikeye atarak sizin serbest bırakılmanız doğrultusunda barışçı mitinglere katılan vefadar Nijerya halkına teşekkürlerimi sunuyorum.

Keza ruhaniyete ve Şialarla adım adım sizi savunan din ve mezhep tabilerine de teşekkürlerimi arz etmeyi sorumluluk biliyorum. Bu tecrübe özgürlük, adalet ve maneviyat yolunda din ve mezheplerin yakınlaşması için çok güzel bir örnektir.

Allah’ın dergahında şükrediyorum ve bu mübarek gelişmeyi tebrik arz ederek Allah Teala’dan sizin ve saygı değer eşiniz için – ki altı şehidin annesidir – sağlık ve başarılarınızın devamını talep ediyorum.

“Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz.”

Rıza Ramazani

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri

29 Temmuz 2021

18 Zilhicce 1442

Ayetullah Ramazani: “Gadir” Dinin En İnci Anlayışını Topluma Sunuyor

Ayetullah Ramazani: “Gadir” Dinin En İnci Anlayışını Topluma Sunuyor

Cuma, 30 Temmuz 2021

29 Haziran 2021’de Hac Semi Reşt Camisinde sağlık protokollerine riayet edilerek düzenlenen Gadir-i Hum bayramında şunları dile getirdi: Gadir merasimleri son derece görkemli düzenlenmelidir, ne var ki zorunlu koşullar ve korona virüsü bu programların düzenlenmesinde en az sayıyla yetinmemizi gerekli kılmıştır.

Ne yazık ki korona virüsü, başta dini merasimler, Cuma namazı ve cemaat namazları olmak üzere topluma çok büyük zararlar vermiştir.

Mübarek Gadir-i Hum Bayramını tebrik etmenin yanında “Bu gün sizin dininizi kemale erdirdim ve sizin üzerinize nimetim tamamladım” ayetine işaret eden Ayetullah Ramazani sözlerini şöyle sürdürdü: Bu ayet dinin kemali ve tamamlanmasına değiniyor, yani Gadir gerçekleşmemiş olsaydı din eksik kalacaktı.

İmamet ve Velayet olmasaydı din ruhsuz ve korunmasız olacaktı. Din 23 yıl boyunca Peygamber Ekrem’in (s.a.a) risaletiyle kemale erdi ve imamet olmasaydı onun çabalarının tamamı boşa gidecekti. Kafirler Peygamber’in (s.a.a) vefatından sonra 23 yıl boyunca gerçekleşen şeylerin boşa gideceğini söylüyordu, ama Peygamber (s.a.a) Gadir hadisesiyle düşmanları ümitsiz ve meyus etti.

İslam toplumunun rehberliği Peygamber Ekrem’in (s.a.a) dinin korunması sorumluluğunu belirlemesini gerekli kıldı ve Gadir hadisesi bu teklifi belirledi. İlim ve ismet makamına sahip olan ve dinin onun aracılığıyla yönlendirilmesi gereken en iyi kimse Allah Teala tarafından atandı ve Peygamber’in (s.a.a) vesilesiyle topluma iletildi.

Meşhur görüşe göre Peygamber’in (s.a.a) 18 bin kişinin huzurunda Gadir hutbesini okuduğunu dile getiren Ayetullah Ramazani sözlerini şöyle sürdürdü: Peygamber’in (s.a.a) bu hutbesi sıradan bir hutbe değildir ve üç gün boyunca hatta kadınlar bile gelerek biat etmişlerdir.

Gadir hadisesinde din kendi koruyucusunu tanıtmak istemiştir ve hidayet imamının tıpkı Peygamber’in sahip olduğu otorite gibi ilmi, manevi ve siyasi açıdan otorite sahibi olması gerekir. Gadir hadisesi Şialara özel değil, Müslümanların tamamıyla alakalıdır.

Gadir Meselesi Günümüzde İslam Toplumunun Gelişip İlerlemesinde Etkili Olabilir ve Önemli Rol İfa Edebilir

Peygamber Ekrem (s.a.a) kendi ümmetinin en büyük bayramını Gadir bayramı bilir ve bu hadisenin analiz edilip araştırılması gerekir. Emirü’l-Müminin (a.s) Gadir gününde düşmanlar ümitsizleştirilip artık hiçbir şey yapamamaları için en kamil, en zahit ve en cesur fert unvanıyla tanıtıldı. Gadir, dinin en ince anlayışını beşeri topluma sunmaktadır.

Gadir olmasaydı din ve Kur’an’ın hakikati ve ruhu yok olurdu, çünkü bunlar kolaylıkla tahrif edilirdi. Din şer güçlerin ve zalim hakimleri esiri olursa İslam toplumu hakir ve zelil olur; Allah’ın imamı ve velisinin toplumda hakim olması durumunda toplum izzet bulur.

Tarih boyunca bu imametin olması gerekir; günümüzde de hidayet imamı unvanıyla bu rehberlik ve imamet, İmam Mehdi’nin (a.s) elindedir. İmametin rolü doğru bir şekilde ve insanların biatıyla ifa edilirse toplum aziz olur ve sapmaların tamamından kurtulur. İmamın naibinin olduğu ve bu naibin kendi sosyal ve siyasi rolüne amel ettiği her yerde din toplumsal alanda kendi rolünü ifa edecektir.

Peygamber (s.a.a) insanları Ali’ye (a.s) biat etmeye çağırdığı zaman Peygamber (s.a.a) dinin toplum içinde sosyal ve siyasi konumunu bulması peşindedir.

İran İslam İnkılabı İmamet Akımının Yansımasıdır

Gadir hadisesi beşeri tarihin geleceğinde Müslümanların durumunu belirlemiştir. İran İslam İnkılabı imamet akımının yansımasıdır. Hepimiz bu inkılabın değerini bilmeliyiz. Toplumsal alanda dinin tebliğ edilip gelişmesi için adaletin gerçekleşmesi gerekir.

Günümüzde İslami sistemde halkın adaletin tadını alması peşinde olmalıyız, zira bu, ilahi bir vadedir. Toplumun baskı altında kalmaması ve ümitsizlik hissetmemesi için İslam sisteminin işlevselliğini göstermesi gerekir.

Huzistan’ın Su Sorunuyla Alakalı Temel Tedbirlerin Düşünülmesi Zorunludur

Huzistan halkının içine düştüğü zorluklar yorumlanmamalıdır ve var olan tedbirsizlikler ve beceriksizlikleri kabul etmemiz gerekir. Uzmanların bunca uyarmalarına rağmen bu gün Huzistan’ın su sorunu konusunda temel tedbirler düşünülmelidir. Bir mesele öngörüldüğü zaman, bunun önlemi de alınır. İslam toplumunun her boyutuyla ilerlemesi için ilim ve bilimden doğru bir şekilde yararlanmalıyız.

Su, elektrik ve başka sorunlar baş göstermiş ve bazı bölgelerden de habersiz olabiliriz, her halükarda çeşitli şekillerde destek çıkılmalı ve temel düşünceleler üretilmelidir.

Sorumluluklarda En İyilerinin İş Başına Gelmesi Gadir’in Öğretilerindendir

Ortaya çıkan yeni koşullarla birlikte yeni hükümetin tüm birimlere yardım etmenin yanında toplumun daha fazla baskı altında kalmamasına şahit olmamamızı ümit ediyorum. Belediyelerde, valiliklerde, bilir heyetlerde, mecliste ve … görev alan kimselerin gerekli uzmanlığa sahip olması gerekir.

Bazıları şehirleşme meselesinde hiçbir algısı olmaksızın bu doğrultuda görev almak istiyor. Bir kimse fiili görevinde kendisinden daha iyi birisinin olduğunu bilirse ve kendi sorumluluğunu ona devretmezse hıyanet etmiştir.

Gadir Dinin Belirlediği Adaletin Gerçekleşmesinde Kendini Gösterir

Gadir hadisesinin günümüz toplumuna mesajı şudur: Bize uzak şehirler tam anlamıyla gerçek adaletten faydalanabilmelidir. Yaşamımızda Gadir öğretilerinden yararlanıp istifade edebilmeliyiz. Gadir öğretilerini evimizde, toplumumuzda ve yasama, yürütme ve yargı güçlerinde ortaya koyup tanıtmakla sorumluyuz. Bizler Gadir meselesini anlamadıkça Mehdi’nin (a.s) zuhurunun alt yapısı gerçekleşmeyecektir. Gadir’i anlarsak Aşura’yı anlarız ve Aşura’yı anlar ve Alevi ve Hüseyni düşünceye ulaşırsak bu, İmam Mehdi’nin (a.s) evrensel devletinin alt yapısını oluşturacaktır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Şeyh Hasan Malupa’nın Vefatı Dolayısıyla Yayınladığı Taziye Mesajı

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Şeyh Hasan Malupa’nın Vefatı Dolayısıyla Yayınladığı Taziye Mesajı

Pazartesi, 26 Temmuz 2021

Kur’an-ı Kerim müfessiri ve Afrika’da etkin İslam tebliğcisi Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Şeyh Hasan Malupa’nın vefatı münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı başsağlığı mesajı yayınladı.

Bu mesajın metni şöyledir:

 

0b3c5a5fd8e4cf2e984d6e928775aba3_224.jpg

 

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Allah’tan geldik ve dönüşümüz O’nadır

Kenya ülkesinden Kur’an müfessiri ve Ehlibeyt (a.s) kitaplarının büyük mütercimi saygı değer Şeyh Hasan Malupa’nın vefatı derin üzüntülere vesile olmuştur.

Şeyh Hasan Malupa Ehlibeyt (a.s) maarifinin yayılmasının öne çıkan isimlerinden olup bereketli ömrünü Kur’an tefsiri ve Ehlibeyt (a.s) kitaplarının tercümesine harcamıştır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı bu kayıptan dolayı onun saygıdeğer eşi ve dost ve aşinalarının tamamına başsağlığı diler ve onun için Allah Teala’dan yüce dereceler talep ederek geride kalanlar için sabırların en güzelini temenni eder.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

 

114 Dünya Ödülü Turunun İlki Belirlendi + Jürilerle Tanışma

114 Dünya Ödülü Turunun İlki Belirlendi + Jürilerle Tanışma

Pazar, 25 Temmuz 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Uluslararası Muavini Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Dr. Zarian’ın hükmüyle 114 Dünya Ödülü ilk turunun jüri başkanı ve jüri üyeleri atandı.

Bu esas üzere Irak’tan Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Hasan El-Mensuri, Tanzanya’dan Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Şeyh Celal Hamido, Arjantin’den  Dr. Edkardo Rubin (Suheyl Es’ed), İran İslam Cumhuriyetinden Üstat Hüseyin Esedi, Üstat Ahmed Ebu’l-Kasım, Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Hüseyin Süleymani bu turun jürisi olarak seçilip atandılar. Tur Jüri Heyet Başkanlığına da Üstat Hüseyin Esedi seçildi.

Hatırlatılması gerekir ki 114 Dünya Ödülü turunun ilki – seçilmiş medya ürünü eserleri ve Ehlibeyt (a.s) tabilerinin Kur’an çalışmalarına özel – Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının çabalarıyla geçmiş Şaban ayının ortasında davetini başlatmış ve dünyanın çeşitli ülkelerinden 500’den fazla eser ve Kur’an çalışmaları sekreterlikte ilk ve yarı final değerlendirmelerinden sonra son ve bitiş aşamasına yaklaşmıştır.

Bu dünya festivali medya ürünleri ve dünya Şialarının Kur’an faaliyetlerini teşvik amaçlı olup 40 ülkeden 130 katılımcı 500’den fazla eser ve Kur’an çalışmalarıyla bu tura katılmışlardır.

 

0a51bc872154893e1d488a24854abe3a_949.jpg

 

114 Dünya Ödülü İlk Turunun Hakemlerinin Tanıtımı

  1. İran’dan Üstat Hüseyin Esedi: Uluslararası sahada Kur’an öğretmeni ve tebliğcisi, Eski Kur’an ve Hadis Genel Müdürü ve El-Mustafa Üniversitesinin fiili üyesi.
  2. Tanzanya’dan Şeyh Celal Hamido: Uluslararası tebliğci ve Tefsir ve Kur’an İlimleri Öğretmeni.
  3. Irak’tan Şeyh Hasan El-Mensur: Kur’an öğretmeni ve İmam Hüseyin (a.s) Mukaddes Haremi Daru’l-Kuran Müessesesinin kurucusu ve müdürü.
  4. Arjantin’den Dr. Edkardo Rubin (Suheyl Es’ed): Uluslararası öğretmen, araştırmacı, tebliğci ve sanal alem aktivisti.
  5. İran’dan Üstat Ebu’l-Kasımi: Kur'an-ı Kerim okuma bilimleri ve teknikleri öğretmeni, uluslararası Kur’an karisi ve hakemi ve Radyo Kur’an’ın eski müdürü.
  6. İran’dan Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Hüseyin Süleymani: Kur’an hafızı ve Kuran sanatı ve medya alanında aktif öğretmen.
  7. İran’dan Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhammed Ali Muiniyan: Sanal alem aktivisti ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Tebliğ Müdürü.

 

Büyük Kurban Bayramı Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Masajı

Büyük Kurban Bayramı Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Masajı

Çarşamba, 21 Temmuz 2021

İnsanın kayıt ve sınırlandırmalardan kurtulduğu gün olan Büyük Kurban Bayramı münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri önemli bir bildiri yayınladı.

Ayetullah Ramazani bu mesajında Kur’an’ın tanıklığıyla kurbanın hakikatini ve günümüz Müslümanlarının Hz. İbrahim Halilullah’ın yaşamından örnek almaları gereken noktaları hatırlattı.

Ayetullah Rıza Ramazani’nin yayınladığı mesajının metni şöyledir:

 

949773ffd35546953a4546901f77fcdc_933.jpg

 

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

“Bir zamanlar Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, onları tam olarak yerine getirince: Ben seni insanlara imam yapacağım, demişti”

Büyük Kurban Bayramı; ister şeytani örtünmeler cinsinden olsun, ister nefsani isteklerin karmakarışıklığı bağından olsun, ister kalbin itminanını hedef alan vesveseler olsun ve ister beşerin derinliklerinde kök salan ilgi ve alakalar olsun “Salih Kamil İnsanın” her birisinin sonsuza kadar onu alı koymaya yeterli olan sınır ve kayıtların tamamından kurtulup özgürleştiği bir gündür.

Peygamberlerin babası İbrahim (a.s) bu özgürlük yolunda “Batanları sevmem” buyruğunu pratikte ispatlaması için imtihanların en zoruyla imtihan edildi. “Batıcı mahbubu” “Baki maşukun” mezbahasına götürmesinin hemen ardından “Ey İbrahim! Sen rüyayı doğruladın” mesajının akabinde Halilullah makamına ulaştı ve “Rahmanın Halili” olduktan sonra “Alemlerin İmamı” olma liyakatini elde etti.

Dolayısıyla İbrahim’in dinine tabi olmakla emrolunmayan hiçbir resul gönderilmedi “Sonra da sana, “Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi” diye vahyettik” ve İbrahim’i kendilerine örnek almayan hiçbir ümmet gelmedi “İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır.”

Bunlar içinde Hatemü’n-Nebi’nin (s.a.a) ümmeti İbrahim’e tabi olup kendilerine örnek almalarında daha önceliklidir ki nitekim şöyle buyrulmuştur: “İnsanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber (Muhammed) ve (ona) iman edenlerdir.”

Kur’an’ın hakikati her türlü ilgi ve alakanın terk edilmesi ve deruni “İsmaillerin” feda edilmesidir ki bu vesileyle insan tevhit yoluna iletilir; bu hakikate ulaşmanın yegane yolu tevhidin büyük mimarı İbrahim’in mesajını kamil şekilde derk etmekle gerçekleşebilir “De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.”

Şimdi şehvet, şeytan ve şüphenin şahlandığı bu asırda ümmetin kurtuluş ve özgürlük yolu misaka ve ümmetin babasına tabi olmak ve bu yolda mücadele etmektir “Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim'in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur'an'da) size “Müslümanlar” adını verdi.”

Bu mübarek günde bu büyük bayramı İslam ümmetinin her bir ferdine – özellikle Ehlibeyt (a.s) tabilerine – tebriklerimi arz ediyor ve keza bu bayramın hemen ardından gelen “İbrahimi İmameti” “Muhammedi Mübahele” ve “Alevi Velayete” bağlayan bayramların sevinçlerinde her kesi bu büyük bayramın sahibi İbrahim Halilullah’ın sünnetini örnek almaya davet ediyorum.

“Kendini yetiştirmek”, “imanı güçlendirmek”, “dünyevi alakalardan kesilmek”, “içsel engelleri kurban etmek”, “Allah için kıyam etmek”, “şirk ve müşriklerden uzaklaşmak”, “tevhide çağırmak”, “yiğitlik ve put kırıcılık”, “tağut ve istikbarla savaşmak”, “hidayet yolunda mücadele ve direniş”, “şehvet perestliğe boyun eğmemek”, “şeytan ve şeytani sıfatları taşlamak” ve “Rahmana ibadet etmek için camileri yapılandırmak” İbrahim Nebinin sire ve pratik yaşamının en somut örnekleri olup Müslümanların bunlara amel etmesi durumunda hiçbir kudret ve süper güç onlara üstünlük kuramayacaktır.

Kurban bayramı “Hakikaten ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” ayetinin tefsirinin “Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik” ayetinde yansıma bulduğu ve nefsi mutmainne miracını müsevvimin (nişanelenmiş) meleklerin kıskançlıkla karşıladıkları Kerbela görkeminde insanın tertemiz ilahi fıtratına ve özüne dönüş yaptığı bir bayramdır.

Bu, kat etmekle dünyada dost ve seçilmişlik makamına ulaşılacak ve ahirette salih ve mukarreblerden olunacak bir yoldur.

“Andolsun, biz İbrahim'i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.”

Rıza Ramazani

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri

1442 Kurban Bayramı

Foto Haber / “Din, Sağlık ve İnsani Yardımlar” Adlı Konferansın İlki

Foto Haber / “Din, Sağlık ve İnsani Yardımlar” Adlı Konferansın İlki

Pazartesi, 19 Temmuz 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani, Ehlibeyt (a.s) Üniversitesi Rektörü Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Dr Said Cazari ve Uluslararası Müslüman ve Ehlibeyt (a.s) Dostu Doktorlar Yardımlaşma Vakfı Genel Sekreteri Dr. Muhammed Hüseyin Niknam’ın katılımıyla Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Üniversitesinde “Din, Sağlık ve İnsani Yardımlar” konulu konferansın ilki düzenlendi.

Uluslararası Müslüman ve Ehlibeyt (a.s) Dostu Doktorlar Yardımlaşma Vakfının Çalışmalarının Geniş Açıklanması

Uluslararası Müslüman ve Ehlibeyt (a.s) Dostu Doktorlar Yardımlaşma Vakfının Çalışmalarının Geniş Açıklanması

Pazartesi, 19 Temmuz 2021

Uluslararası Müslüman ve Ehlibeyt (a.s) Dostu Doktorlar Yardımlaşma Vakfı Genel Sekreteri Dr. Muhammed Hüseyin Niknam 18 Temmuz 2021 tarihinde  “Din, Sağlık ve İnsani Yardımlar” adıyla düzenlenen ilk konferansta şunları dile getirdi: Müslüman Doktorlar Vakfı sivil toplum kuruluşu olup Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının gözetimi altında faaliyetlerini sürdürmektedir.

Uluslararası Müslüman ve Ehlibeyt (a.s) Dostu Doktorlar Yardımlaşma Vakfının yaptığı çalışmalarının açıklaması aşağıda geldiği gibidir:

- Yemen’e tıbbi yardım hazırlamak, toplamak ve göndermek

- Başbakan ve Sağlık Bakanı ile görüşmek ve kompleksin gezici sağlık merkezine ilaç ve tıbbi malzeme bağışında bulunmak doğrultusunda Vakıftan bir heyetin Suriye yolculuğu

- Vakfın kapsamlı sitesinin tasarımı ve lansmanı

- Kutsal Türbeleri Yeniden Yapılandırma Merkeziyle ortak işbirliği anlaşmasının imzalanması

- Kriz bölgelerine sevk edilmek üzere ilaç depolarının hazırlanması doğrultusunda ilaç gereksinimlerinin temin edilmesi

- İlam ve Kirmanşah’taki trajik depremin ardından gerekli ilaç sevkiyatının yapılması

- Dışişleri Bakanı, Sağlık Bakanı, Sayın Dışişleri Bakan Yardımcıları, Yardım Heyeti Başkanı, Kutsal Türbeleri Yeniden Yapılandırma Merkezi Genel Müdürlüğü, Kızılay Derneği Başkanı, Beşeri İlaç Sanayi Sahipleri Sendikası üyeleri, Acil Durum ve Sağlık Bakanlığı temsilcileri ve İran’da uluslararası kuruluşların temsilcilikleriyle çok sayıda toplantı düzenlenmesi

- Samarra şehrinin sağlık ve tıbbi ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli düzenlemelerin yapılması

- Bangladeş’e iki doktorun görevlendirilmesi

- Yemen’de sahra hastanesinin açılması

- Kirmanşah depreminde ulusal bir psikososyal program planının desteklenmesi

- Vakıftan bir heyetin Umman’a giderek Umman Sağlık Bakanı ile görüşmesi

- Hüseyni Erbain merasiminde ziyaretçilerle ilgili sağlık eğitimi düzenlenip eğitim broşürlerinin dağıtımı

Uluslararası Müslüman ve Ehlibeyt (a.s) Dostu Doktorlar Yardımlaşma Vakfı Genel Sekreteri Dr. Niknam konuşmasının sonunda şu açıklamaya yer verdi: Şeyh İbrahim Zakzaki’nin tutukluluğunun devam etmesi ve fiziksel durumunun bozulması dikkate alınarak vakıf, herhangi bir tıbbi yardım sağlamak için bir dizi program ve toplantı girişiminde bulundu ve keza program dahilindeki gezi bir takım sebeplerden ötürü askıya alındı.

Ayetullah Ramazani: Günümüz Dünyasında Din ve Sağlık Müesseselerine İhtiyacımız Var / Din, Beşerin Sağlık Güvencesidir

Ayetullah Ramazani: Günümüz Dünyasında Din ve Sağlık Müesseselerine İhtiyacımız Var / Din, Beşerin Sağlık Güvencesidir

Pazartesi, 19 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021’de Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Üniversitesinde düzenlenen “Din, sağlık ve İnsani Yardım” adlı konferansta bu konferansı düzenleyenlere takdir ve teşekkürlerini sunmakla birlikte konferansın çeşitli alanlarda ilmi konuların sunulması ve sunulan bilimsel konuların uluslararası boyutunun daha çok belirginlik kazanması için ilim adamlarına çağrıda bulundu.

İmam Bakır’ın (a.s) şahadeti münasebetiyle taziyelerini sunan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri sözlerini şöyle sürdürdü: Masum İmamlar (a.s) arasında İmam Bakır’ın (a.s) ilmi şahsiyeti görkemli bir üniversitenin temellerini atmış ve çeşitli alanlarda öğrenci ve ilim aşıklarını yetiştirmiştir. Zilhicce Ayının ilk on günü marifet ehli saliklerinin sulukunun tamamlanması aşamasıdır. Bu günlerde insanın kendisiyle bizzat gerçek ilişkisini mütalaa etmesi gerektiği günlerdir.

Sağlığın döndüğü yer kemal olup bu kemal hem beden ve hem de ruh ilişkisi olabilir. İnsanın çeşitli boyutlarını araştırma konusu yaparsak bu ilişkiye ulaşacağız. Batıda son yüzyılda dine karşı kötümser bir eğilim gerçekleşti ve bazıları din ile hakikat arasında bir ilişkinin olmadığını, böyle bir şeyin gerçeklik taşımadığını ve Üstat Mutahhari’nin deyimiyle bu ilişkinin hurafeler olduğunu iddia ettiler.

Herbert Spencer, Auguste Comte ve bazı Batılı bilim adamları, cehaleti din uygulamalarına bağladılar. Bu tür fertlerin bu alanlara bakışıyla maneviyat, irfan ve sağlık ilişkisinin bir alakası yoktur. Günümüzde de din ve Allah, maneviyat olmaksızın söz konusu edilmektedir. Bu kötümser bakışta dinin beden ve ruh sağlığıyla hiçbir irtibatı yoktur ve bu iki söylem çelişki halindedir.

Merhum Mutahhari’nin söylemi esasınca peygamberler insanları tapınmaya çağırmak için gönderilmemiştir. Tapınmak beşerin içsel ve zati eğilimlerinin bir cüzüdür. Peygamberler yalancı mabuttan gerçek mabudun ayrıştırılması için beşeri hakiki mabuda çağırmaları için gönderilmişlerdir.

Günümüzde insanın çeşitli boyutları derinlemesine analiz konusu yapılmalıdır. İnsan konusunda üç tanım vardır: Birinci bakış açısı insanı his ve maddeyle sınırlandırır. İkinci bakış insanı akıllar ve üçüncü bakış da insanı içsel tecrübelerle sınırlandırır. Bazı bilim adamları da insanın madde ve mana boyutunun olduğunu kabul eder.

İnsanın hüneri akıl ve vahye dayalı idarecilikle dakik olarak kendini idare edebilmesidir. Madde ve anlam alanını düzenleyen programın sorumluluğunu din üstlenmiştir. Dine nispetle böyle bir bakışa sahip olursak bu kavramların her birisi kendi hak ettiği yerini bulur.

İnsanın özü ve fıtratının gerçeği olan dinin hakikati tanıtılırsa, insanlık ve günümüz nesli ve toplumun genç nesli dine ve dinin hakikatine âşık olacaklardır. Elbette bu dinin nasıl bir söylem ve nasıl bir edebiyatla tanıtılmasına dayanır. İslam’da kesinlikle şiddet yoktur, merhamet ve sevgi doludur. Bazıları da, yabani otlar gibi din gerçeğinin derinleşmesini engellemek için çalışır.

Emirü’l-Müminin (a.s) ilimler için yaptığı bir sınıflandırmada ilimleri dörde taksim ederek şöyle buyurur: “Fıkıh ilmi din için, tıp ilmi beden hastalıkları için, nahiv ilmi dilin hatadan korunması için ve astronomi ilmi de zamanın tanınması içindir.” Bu sınıflandırma tıp ilmi ve halihazırdaki ilimlerden haberdar olmanın önemini ortaya koyar.

Günümüzde bedenin sağlığı hakkında pek çok rivayet ve kitaplar mevcuttur. Örneğin İmam Ali (a.s) İmam Hasan’a (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey oğlum! Tıp ilminde sana yardım edecek dört nokta öğretmemi ister misin? İmam Hasan: Ya Emirü’l-Müminin! Evet, isterim. İmam Ali (a.s): “Acıkmadan sofraya oturma; henüz yemeye meylin varken yemekten sakın; güzel çiğne ve uyuyacağın zaman tuvalete git. Bu dört noktaya amel edersen tıp ilminden müstağni olursun.”

Dünyada insanlar çoğu ilimlere ulaşmıştır, ne var ki ıstırap, stres, huzursuzluk ve kimliksizlik gelişim halindedir. İnsanın iç aleminden ve fıtratından kaynaklanan huzura ihtiyacı vardır ve bu huzur insanın iç alemi ve fıtratından olursa kalıcı olacaktır.

Günümüzde din ve sağlık kuruluşlarına ihtiyacımız var. Din ve sağlığın çeşit aşamalarda ders kitaplarında tanımlanıp tedvin edilmesi gerekir. Sanatsal alanlarda da çeşitli şekillerde din ve sağlığa yer verilmelidir.

Dakik şekilde ayet ve rivayetlere bakarsak dinin hidayet konumunda beşerin sağlığının korunmasıyla sorumlu olduğunu ve beşerin beden ve ruh sağlığının korunmasına yönlendirdiğini göreceğiz. İmam Humeyni (r.a) fetvalarının birinde şöyle buyurmuştur: “Bedene zarar veren her hangi bir şeyin kullanılması haramdır.” Din doğrudan ve dolaylı olarak sağlık alanı üzerinde durmuştur.

Dini kuru ve klişeleşmiş şekilde topluma tanıtmamalıyız. Özellikle uluslararası alanda olmak üzere günümüz toplumu dinin ahlaki, irfani, akli ve diğer boyutlarıyla tanışırsa kesinlikle en iyi tefekkür ve düşünceyi sunabilecek ve meydanın hakimi olacaktır.

[12 3 4 5  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
5*9=? Güvenlik Kodu