Genel Sekreter Haberleri

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri El-Camiatu’l-Fatımiye’yi Ziyaret Etti

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri El-Camiatu’l-Fatımiye’yi Ziyaret Etti

Pazar, 06 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Necef-i Eşref’de El-Camiatu’l-Fatmiye’yi ziyaret ederek burada tahsil gören kız öğrencilerine sohbet etti. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin konuşmasından önce Irak Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Başkanı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Pehlevan Zade Behbehani konuşma yaptı. El-Camiatu’l-Fatımiye on dört yıl önce Kurultayın Eski Genel Sekreteri ve Yüce Rehberlik Makamı Irak Temsilcisi Merhum Ayetullah Muhammed Mehdi Asıfi’nin çaba ve gayretleriyle kuruldu. Bu eğitim ve öğretim merkezi Pakistan ve Hindistan bayan öğrencilerine has olup birinci sınıftan liseye kadar ve sonra yüksek öğretim ve havza dersleri burada okutulmaktadır.

Ayetullah Ramazani: Bayan Talebeler Dinin Tebliğinde Zeynebi Rol İfa Edebilirler / Maneviyat, Beşeri Toplumunda Değer Dönüşümüne Açılan Kapıdır

Ayetullah Ramazani: Bayan Talebeler Dinin Tebliğinde Zeynebi Rol İfa Edebilirler / Maneviyat, Beşeri Toplumunda Değer Dönüşümüne Açılan Kapıdır

Cumartesi, 05 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri ve beraberindeki Kurultay heyeti “Camiatu’l-Fatımiye” yi yakından ziyaret ettiler.

Ayetullah Rıza Ramazani üstat ve bayan öğrenciler topluluğunda konuşma yaparak şunlara değindi: Bu atmosferde maneviyat, ihlas, sevgi, fedakarlık ve değersel kavramların tamamını müşahede ettim ve fırsat olursa Yüce Rehberlik Makamına siz Ehlibeyt (a.s) mektebi dostlarının selamlarını ulaştıracağım.

Camiatu’l-Fatımiye’nin kurucusu Ayetullah Asıfi’nin yad ve hatırasının saygıyla anılmasını bir zorunluluk biliyorum. Allah Teala onu veli kulları ve masum imamlarla (a.s) haşretsin. Keza bu toplulukla çok güzel irtibatı olan Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Behbehani’ye teşekkürlerimi sunuyorum.

Bir zamanlar Müslümanlar kıyıda köşede yaşıyorlardı ve kalede alınmıyorlardı. Düşmanlar Müslümanların kudret ve maneviyatının yayılmasını istemiyorlardı. Üniversitelerde Müslümanların düşünsel azametinden hiçbir haber yoktu. Keza adaleti gerçekleştirecek ve direnişi, adaleti ve akılcılığı gerçek anlamda yaşatacak bir hükümetin varlığı söz konusu değildi. Allah’ın lütfuyla  ve İmam Humeyni’nin (r.a) varlığının bereketiyle büyük bir hareket başladı. Çokları İmam Zaman’ın (a.s) zuhurunun alt yapısını oluşturacak İslam İnkılabının ortaya çıkacağına inanmıyordu. Bu inkılap inşallah İmam Zaman’ın (a.s) zuhuruyla tamamlanır.

İslam dünyasının ilmi merkezlerinde Ehlibeyt (a.s) mektebi, İslam ve Müslümanların izzetinden konuşuluyor ve her nerede olursa olsun günümüz Müslümanları izzetle yaşıyorlar. Günümüzde Müslümanlar saygıyla anılıyor, izzet ve iftiharla yaşıyor. Keza günümüzde Ehlibeyt (a.s) kültürünün alt yapısının geliştirilmesini icat eden İslami hükümetten söz ediyoruz.

İran İslam İnkılabının üzerinden 42 yıl geçti ve bu büyük hareketin oluşmasına ve cihanşümul değişimin ilahi birikiminin ortaya çıkmasına sebep olan en önemli nokta İmam Humeyni’nin (r.a) kabulleri ve imanıydı.

Şehit Mutahhari (r.a) İslam İnkılabının kurucusu İmam Humeyni (r.a) hakkında dört kabulüne değinir: “Allah’a imanı vardı”. İmam Humeyni’nin (r.a) yaşamının tamamında Allah Teala vardı. İmam Humeyni’nin (r.a) varlığının tamamında ve aklında, kalbinde ve varlığının her yerinde Allah’ın adı ve Allah’ın hakikati vardı. İkincisi “kat ettiği yola imanı vardı”. Hedefi dinin ihyasıydı. İmam Humeyni (r.a) dinin bireysel, toplumsal, kültürel ve siyasal hükümlerinin sergilenmesini ve dinin sosyal yaşamda var olmasını istiyordu. İmam Humeyni’nin çaba ve gayretleriyle din sosyal sahalara girdi. Bunlarla birlikte “ümmetine imanı vardı”. Değişim yaratabilecek erkeklere, kızlara ve kadınlara imanı vardı.

Yüz yıldan az bir süre önce Müslümanların durumu ve büyük güçlerin hakimiyeti öyle bir hal almıştı ki, dünyada İslam dininin aziz olacağına kimse inanmıyordu. Kur’an’a zulmeden ve Peygamber Ekrem’e (s.a.a) saygısızlık gösterenler İslam’ın azamet ve görkeminden vahşete düşmüş ve bunun etkisini görmüşlerdi. Günümüzde Kur’an, Ehlibeyt (a.s) ve dinin değerlerine kim saygısızlık etme cüretine sahiptir? Çünkü dünyada Müslümanlar ayağa kalkar. Kadınlar hareketinde değişimin olacağını ve dünya için kadınların iftihar olacağını düşünen var mıydı? Günümüzde kadınlar Hz Zeynep’in (s.a) dini öğretileri yaydığı gibi bu öğretileri öğrenip yaymak istiyorlar.

Allah için dini kapsamlı, derin ve dakik öğrenelim. Dini Allah için öğrenelim ve öğretelim. İşte o zaman Allah Teala ilim tahsil eden kimseyi azametle yad edecektir. Ayetullah Behçet şöyle buyuruyordu: Bildiklerinize amel ediniz, Allah Teala hiçbir yerde öğrenemeyeceğiniz başka ilimleri size verir.

Sizler gelecekte öğretmen ve eğitici rolünü ifa edebilir ve Sadrı İslam’ın mümin ve cesur kadınları gibi büyük hareketi icat edebilirsiniz. Öğretmenlik ve eğitmenlik, nebilerin mesleğidir ve bizim dinin tebliğ edilmesi için doğru dürüst eğitim görüp dini öğreten muallimlere ihtiyacımız var.

Dinde Zeynebi rol ifa edebilmeniz ve bu asırda büyük İslam İnkılabının oluşturduğu değişimi dünyaya taşımanız ilahi bir başarıdır. Bu büyük iş doğru şekilde tanıtılmalıdır ki sizler bu doğrultuda rol ifa edebilirsiniz.

Günümüzün şartları özel şartlar olup diğer dönemlerin hiç birisinde İslam’ın tebliği için böylesi koşullar hazır değildi. Bunun için tebliğ araçlarını öğrenmeliyiz ve sanal ortam ve tebliğ becerileriyle aşina olmalıyız.

Zuhur asrının özelliklerinden birisi beşeri marifet ve akılların gelişimidir. İmam Zaman (a.s) tarafından insanlığın başına el sürülmesinin anlamı, beşeri aklın gelişmesi ve anlayışının yükselmesi için toplumsal koşulların hazırlanmasıdır. Rahmetli İmam’ın zamanı ve inkılap sonrasında olduğu gibi toplumun dine nispetle anlayış düzeyinin artmasını buna benzetebiliriz. İmam Humeyni (r.a) haccı beraatle (kafirlere karşı nefretin gösterilmesi) anlamlandırdı ve bize Aşura’nın toplumun ıslah edilmesinde rol üstlendiğini öğretti. İmam Humeyni (r.a) Gadir-i Hum’u halkın kendi yazgısında rol üstlenmesi şeklinde mana etmiştir.

Maneviyat, beşeri toplumunda değer dönüşümüne açılan kapıdır. Günümüzde beşeri toplum maneviyatın, tertemiz Muhammedi İslam’ın ve Ehlibeyt (a.s) mektebinin susuzluğu çekmektedir ve bu kavramları doğru düzgün tanıtabilirsek dünyanın tamamı buna tabi olacaktır.

Toplumda hastalıkların en kötüsü cehalettir ve tebliğcilerin vazifesi ise cehaleti ortadan kaldırmaktır. İmam Hüseyin (a.s) cehaletin kaldırılması için kendi canını feda etti. Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: Cehaletle yaşayan bir toplum kendi değerlerinin güzelliklerini kaybedecek ve ilahi veliler kendi konumlarına sahip olmayacaktır.

 

 

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Necef-i Eşref’in Cuma İmamıyla Görüşmesi

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Necef-i Eşref’in Cuma İmamıyla Görüşmesi

Cumartesi, 05 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri ve kendisine eşlik eden kurultay heyeti Necef-i Eşref Cuma İmamı ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Irak Heyeti Üyesi Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyit Sadrettin Kabahçı’yla bir araya gelerek görüştüler. Bu görüşmede Irak Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Başkanı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Pehlevan Zade Behbehai, Kurultay Kültürel İşleri Muavini Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Ahmet Ahmedi Tebar, Kurultay Yürütme İşleri Muavini Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Abdul Rıza Raşid ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Uluslararası İşleri Muavinliğinden Hüccetü’l-islam ve’l-Müslimin Seyit Zaman Hüseyni de yer aldılar. Genel Sekreter ve beraberindeki heyet Sayın Kabançı’yla görüştükten sonra zalim Ba’as hükümeti dönemi şehitleri ve IŞİD karşısında şehit düşen Kutsal Harem Savunucularını ziyaret ederek onların ruhu şeriflerine Fatiha okudular.

Foto Haber / Ayetullah Ramazani’nin Katılımıyla Iraklı Bayan Tebliğciler Eğitim Dönemlerinin Bitiş Merasimi

Foto Haber / Ayetullah Ramazani’nin Katılımıyla Iraklı Bayan Tebliğciler Eğitim Dönemlerinin Bitiş Merasimi

Cumartesi, 05 Haziran 2021

Necef-i Eşrefte Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Katılımıyla Irak Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Bayan Tebliğcilere Özel Sanal Kursların Bitiş Merasimi düzenlendi.

Foto Haber / Ayetullah Ramazani’nin Camiatu Ehli’l-Beyt’i (a.s) Ziyareti

Foto Haber / Ayetullah Ramazani’nin Camiatu Ehli’l-Beyt’i (a.s) Ziyareti

Cuma, 04 Haziran 2021

– Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri ve Camiatu Ehli’l-Beyt’ten (a.s) oluşan beraberindeki kurul heyeti Kerbela şehrini ziyaret etti. Camiatu Ehli’l-Beyt (a.s) Müessesesinin Kurucusu Dr. Muhsin Gazvini ve Camiatu Ehli’l-Beyt (a.s) Müessesesi Başkanı Dr. Hamid En-Necdi Kurultay Genel Sekreteri ve beraberindeki heyeti karşıladı ve her iki taraf karşılıklı işbirliği konusunda görüştü. Ayetullah Rıza Ramazani ve beraberindeki heyet ziyaretlerinin devamında Camiatu Ehli’l-Beyt’in (a.s) laboratuvarları ve salonunu yakından izlediler.

Ayetullah Ramazani: “Düşmanla Savaşım” ve “Adaleti Yayma” İmam Humeyni (r.a) ve İnkılap Rehberinin Siyasi ve Dini İdareciliğinin Ortak Noktasıdır

Ayetullah Ramazani: “Düşmanla Savaşım” ve “Adaleti Yayma” İmam Humeyni (r.a) ve İnkılap Rehberinin Siyasi ve Dini İdareciliğinin Ortak Noktasıdır

Cuma, 04 Haziran 2021

Ayetullah Rıza Ramazani İran İslam İnkılabının kurucusu İmam Humeyni’nin (r.a) vefatının otuz ikinci yıldönümü münasebetiyle yaptığı konuşmasında şunlara yer verdi: 10 yıl bu sisteme rehberlik etme sorumluluğunu üstlenen İmam Humeyni (r.a) ile günümüzde onun salih halefi Yüce Rehberlik Makamının dini ve siyasi alanlarda ortak noktaları vardır.

İmam Humeyni (r.a) ve İnkılap Rehberi gerçek anlamda Allah’a iman eden ve ilahi tevekküle dayanan kimselerdir. Seçtikleri hedef ve yol seçiminde İslam dünyasının her iki rehberleri de mümindiler. İmam Humeyni (r.a) ve İnkılap Rehberi, ümmet ve millete iman ediyorlardı. İmam Humeyni (r.a) günümüz İslam dünyasında içerik ve şekilsel açılardan siyasi alanda İslam’ın programının olduğuna inanıyordu.

Geçmişte beşeri dünya liberalizm ve Komünizmi kapsıyordu. Elbette Komünizm bakışı 70 yıldan sonra tarihin çöplüğüne atıldı. Komünizmin savunucuları bu düşünceyi beşeri toplumlara oturtamadılar, çünkü Allah ve dinden ayrılmak fıtratın muhalifindedir.

Siyasi sisteme inanıyor olmaları, halktan olmaları ve sade yaşamları İmam Humeyni (r.a) ve İnkılap Rehberinin ortak noktalarındandır. Her ikisi de halkı toplumsal sermaye biliyordu. Rahmetli İmam  halkı sorumluların veli nimeti sayıyor ve ölçünün halkın oyu olduğuna inanıyordu.

İslam İnkılap Rehberi seçimlerde çoğunluğun katılımına değinmiştir. Seçimlere geniş çaplı katılım günümüzde uluslararası alanda İslami sistemin güçlenmesine sebep olur. Dine bakışımız kuru ve klişeleşmiş olmamalıdır. Dinin insana ve beşeri topluma izzet kazandırdığını bilmemiz gerekir.

Müslüman toplumu, dini ve İslami davranışlara amel ederse her gün görkem ve izzeti artacaktır. Zorbalığın karşısında yer alan akılcılık, maneviyat, adalet ve direniş, izzeti akabinde getirir. Güvenlik ve nizami konular dışında, yönetim ve siyasette dürüstlük ve ahlak, her şeyin başında gelmelidir.

İran İslam İnkılabı zorba akım ve güçlerin dengesini bozdu ve düşmanlar İslam sisteminin iktidarından korkmaktadır. Direnişin kendini daha çok gösterdiği her yerde İslam ve beşeriyet düşmanları zayıf düşmüştür. Elbette İslam kesinlikle savaşın peşinde değildir, ne var ki saldırıya uğradığı zaman savunma zorunlu, akli, fıtri ve dini bir iştir.

İslam, insanın insana zulmetmemesi ve zalim-mazlum, hakim-mahkum ve köle olmamasının peşindedir. Uluslararası sulta akım, beşeriyeti kendine kul köle yapma peşindedir. Siyonistlerin 24 maddelik protokolleri de bu konu üzerinde çalışmaktadır.

Bu gün İslam ümmetini siyasi, kültürel, iktisadi ve … açılarından güçlendirebilirsek dünya güç sahiplerinin nüfuzunun önü alınır. İmam Humeyni (r.a) ve İslam İnkılabı Rehberi düşünsel, sosyal, askeri ve manevi güçte Müslümanların ittihat ve vahdetine inanırlar.

İmam’la (r.a) Rehberin ortak noktalarından bir diğeri ülkenin her yönüyle gelişmesi gerektiğine inanmalarıdır. İslam dünyasının bu iki seçkin rehberi İran’ın her geçen gün daha da güçlenmesi peşindeydi ve bu iktidar toplumsal irade ve İslam ümmetinin fedakarlığıyla oluşacaktır.

İmam Humeyni (r.a) ve İslam İnkılap Rehberi bizim bölgede ilmi, manevi ve ahlaki güce ulaşabileceğimize inanırlar. Bunu kendimize kabullendirmeliyiz ve kapasiteleri tanıyarak açılım kazandırmalıyız.

İmam Humeyni (r.a) ve İslam İnkılap Rehberi arasındaki ortak noktalardan bir diğeri fesatla savaşılması, halkın adaletin ve fesatla savaşmanın tanını tatmasını istemeleridir. Fesatla savaşmak, İslami toplumumuzda adaletin gerçeklik bulmasına sebep olur.

Her üç gücün (yargı, yasama, yürütme) kendi alanında adalet yayma ve fesatla savaşma yolunda çaba göstermesi gerekir. Adaletin gerçekleşmesi, ilahi peygamberlerin tamamının arzusuydu. Üzülerek söylenmesi gerekir ki İslam’a sathi bakış bizim dakik, kamil ve kapsayıcı İslami öğretilerden mahrum kalmamıza sebep olmuştur. Ferdi ve toplumsal yaşamda öğretilerin en güzeline İslam sahiptir.

İslam’ın ifrat ve tefrit olmaksızın tüm boyutlarıyla ve akılcılık, maneviyat ve adaletle tanıtılması gerekir. İslam azizdir ve ferdi ve toplumsal izzeti akabinde getirir.

Dünya medyasının yüzde doksandan fazlası Siyonistlerin dev medyası elindedir ve İslam ve İslami kavramların doğru şekilde dünyaya ulaşmasına izin vermiyorlar.

İslam rahmet üzerine bina edilmiştir ancak zorbaların, müstekbirlerin ve sultacıların karşısında durulması gerekir. Zorbaların karşısında direnmek, beşeri toplumlarda ilahi rahmetin yayılmasına sebep olur. İmam Humeyni (r.a) bizleri dünya dolusu marifet ve maneviyatla tanıştırdı. Bizler, İmam Humeyni’nin (r.a) dosdoğru düşüncesine tabi olmalıyız.

Ayetullah Yakubi: İran İslam Cumhuriyeti Dünya Şialarının Her Zaman Koruyucusu Olmuştur / Ayetullah Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Şialara Bakışı Evrenseldir

Ayetullah Yakubi: İran İslam Cumhuriyeti Dünya Şialarının Her Zaman Koruyucusu Olmuştur / Ayetullah Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Şialara Bakışı Evrenseldir

Perşembe, 03 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri ve eşliğindeki Kurultay heyetinden üç kişiyle birlikte 1 Haziran 2021 Salı gün Necef-i Eşref’te Irak-Necef Şialarının büyük taklit mercii Ayetullah Muhammed Yakubi’yle bir araya geldi.

Ayetullah Yakubi: İran İslam Cumhuriyeti Şiaların Savunucusudur / Ben Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı’nı Takip Ediyorum

Ayetullah Yakubi açıklamalarının başında Ayetullah Ramazani’nin İslam İnkılap Rehberi tarafından Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri olarak atanmasını tebrik ederek şu açıklamalarda bulundu: Sizin İslam İnkılap Rehberi tarafından Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterliğine seçilmeniz çok güzeldi ve siz ilim ve tebliğ tecrübe yetisine sahip olmanızdan dolayı bu makama uygunsunuz.

Kum ve Necef İlim Havzalarını Şia’nın iki kanadına benzeten ve Kum İlim Havzasının İslam sistemi tarafından himaye edildiğini ifade eden Ayetullah Yakubi sözlerini şöyle sürdürdü: Şia’nın niçin gelişip altın çağına girdiği konu edilen sorulardan bir tanesidir. Kuleyni çağı ve ondan sonra Şeyh Saduk, Şeyh Müfid, Seyit Murtaza ve Şeyh Tusi ve sonrasını araştırdığımız zaman o dönemde siyasi konumun Şiaları savunduğunu göreceğiz. O dönemde Âl-i Buye Devleti hakimiyeti eline almıştı ve Şeyh Kuleyni ve Şeyh Saduk gibi alimler o dönemde ortaya çıkmışlardı. Safevi döneminde de hükümet Şia alemini savundu ve Muhakkik Kereki, Şeyh Behai ve Allame Meclisi o dönemde kendini gösterdi. Şimdi ise fırsatlar amadedir ve İran İslam Cumhuriyeti dünyanın çeşitli noktalarındaki Şiaların savunucusudur. Dünya insanlarına Ehlibeyt’in (a.s) sesinin duyurulması ve Şia’nın yaptığı işlerinin savunulması için bu fırsatlardan yararlanılması gerekir.

Ehlibeyt’ten (a.s) gelen bir rivayette şöyle buyrulmuştur: “İnsanlar bizim sözümüzün güzelliğini anlarsa bu sözlere tabi olurlar”. Dolayısıyla Ehlibeyt’in (a.s) sözünü dünya insanlarına ulaştırmak için sadece hareket edilmesi yeterlidir. Dünya insanları bu sözleri işitince kani olurlar. Şia mektebi fıtrat ve akılla uyum halinde olan bir mekteptir. Şia mektebi başka bir şeye ihtiyaç olmaksızın kalpleri açacak içeriğe sahiptir. Sadece bizlerin Ehlibeyt’in (a.s) sözlerini dünya insanlara ulaştırması yeterli olacaktır ki bu da Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının vazifesidir ve Kurultay, dünya insanlarına Ehlibeyt’in (a.s) sesini ulaştırmak için kurulmuştur.

Irak Şialarının taklit mercii velayet nimetine işaret ederek şu açıklamayı yaptı: “Ve Rabbinin nimetini minnet ve şükranla an.” ayetinin tefsirinde Allah Teala’nın bize mal nimeti veya makam nimeti tasavvur edeceğimiz bir mantık yoktur, aksine bu nimet Ehlibeyt’in (a.s) velayeti nimetidir. Rivayetler esasınca da “Sonra da andolsun ki o gün nîmetlerden soruya çekileceksiniz.” ve “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim.” ayetlerindeki nimet ve velayetten maksat, Ehlibeyt’in (a.s) velayetidir. Biz Ehlibeyt’in (a.s) velayetini konuşmalıyız, zira halk bu sözü kabul edecektir. Günümüzde uydular ve sosyal iletişim araçları yoluyla Ehlibeyt’in (a.s) mesajını doğrudan ulaştırabileceğimiz çeşitli araçlar vardır.

Afrika Kıtası ihmal edilmiştir ve bu kıtada yapılacak çok şey vardır. Afrika Kıtası tebliğcilerin tamamı için el değmemiş yerdir. Beyrut’taki ofisimizin yanı El- Ahsa ve Katif akademisyenlerimizin bazıları, keza Afrika'da yaşayan Lübnanlılar ve Suriye ve Lübnan’da eğitim görmüş Afrikalı akademisyenlerimiz aracılığıyla Afrika'da faaliyet gösteriyoruz ve şu anda Afrika Kıtasında 25’ten fazla ülkede faaliyetlerimiz var. Afrika ülkelerindeki temsilciliklerimiz ile el-Mustafa Üniversitesinin bazı mezunları arasında ortak çalışmalarımız var. Bunlara rağmen henüz Afrika’da ihtiyaç ölçüsünce çalışmalar gerçekleşmedi. Güney Afrika gibi bazı Afrika ülkelerinde Şialar yoktu ama şimdi bu ülkelerde Şiaların varlığını görüyoruz.

Kur’an maarifi üzerinde durulmasının zorunluluğunu dile getiren Ayetullah Yakubi bu doğrultuda şu açıklamaları yaptı: Bu işlerimizin daha çok etkili olması için çalışmalarımıza Kur’an’la başlamalıyız. Vehhabiler Kur’an okullarının kurulması bahanesiyle başka ülkelere giriyorlar ve insanlar da hiçbir bilgiye sahip olmaksızın bu okullara gelerek Vehhabilik zihniyetiyle besleniyorlar. Şia’nın tebliğ edilmesinde Kur’an yönteminden yararlanmalıyız ve Ehlibeyt (a.s) maarifini Kur’an maarifiyle savunmalıyız. Bu maarif sadece bizim sorunlarımızı değil, Hıristiyanların sorunlarını bile çözecektir.

İslam hükümetinin kurulması zaruri bir mesele olup delile de ihtiyacı yoktur. Toplumsal hükümlerin uygulanması İslam hükümetinin kurulmasının delillerinden birisi olup İslam hükümetinin olmayışı, toplumsal hükümlerin pek çoğunun tatil edilmesi anlamına gelir. İslami bir hükümet olmaksızın bu hükümler nasıl uygulanabilir.

Geçmişte toplumsal hükümlere yönelimin azlığına işaret eden Ayetullah Yakubi sözlerini şöyle sürdürdü: Kendi içtihat derslerimde emribi’l maruf ve nehyi ani’l münker konusu üzerinde durdum. Mütalaa esnasında “Kitaibu Hadaik” kitabının bu konuyu ele almadığını ve keza “Cevahir” kitabının sahibinin de fıkhın ferdi değil, toplumsal olduğu zihniyetine sahip olma yanında bu mesele üzerinde ayrıntılı durmadığını gördüm. Geçmişteki alimlerin toplumsal fıkhı terk etmeleri büyük bir eksiklikti. Halbuki İmam Ali (a.s) miras hükümleri konusunda “Ben bu hükümleri kılıcımla icra edeceğim.” buyurmuştur. Miras hükümlerinde olduğu gibi şahsi durumlarla ilgili hükümlerin uygulanması için İslam hükümetinin olması gerekir.

Ne var ki Necef İlim Havzası bu şeyleri düşünmüyor. Şaşırtıcıdır ki hatta Kum İlim Havzasında 30 yıl ders okuyan kimseler bile Saddam rejiminin düşmesinden sonra Irak’a döndüler ve Necef İlim Havzasında eriyerek geçmişteki yönteme tekrar döndüler. Halbuki onların Necef’e gelmelerinden sonra bu düşünceleri yayma fırsatları vardı.

İran İslam Cumhuriyetinde ziyaret etmem gereken pek çok mekanlar var. Ancak şimdiye kadar İran ziyaretim birisi İmam Rıza’nın (a.s) Harem-i Şerifinin ziyareti ve diğeri Meşhet Cuma İmamı Alemu’l-Huda’yla mülakat edip Horasan İlim Havzalarının idari birimlerini ziyaretle özetleyeceğim iki seferden ibaretti.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının çalışma raporlarını bana gönderiniz, çünkü bizim ofisimizle ortak çalışma imkanı var. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı faaliyetleri raporunun yansıtılması için haftalık veya aylık bildiri yayınlanması çok güzel olur. Elbette ben Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansını takip ediyorum.

Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansının düzenlenmesinden dolayı teşekkürlerini dile getiren Ayetullah Yakubi konu hakkında şunlara değindi: Hz. Ebu Talib (a.s) büyük bir şahsiyetti ve onun eserlerinin mecmuasının yayınlanması büyük bir iştir.

Kum’daki ofisimizin görevlerinden birisi Kum İlim Havzasının en yeni eserlerinin ve kendilerinden yararlanacağımız alimlerin yeni çalışmaların takip edilmesidir. Kum İlim Havzasının 40 yıllık değerli tecrübeleri var. Bir işe sıfırdan başlama yerine bu kaynaklardan istifade edelim. Kum İlim Havzasına ait çok değerli eserler elime geçiyor ve bu kitaplar Arapçadır. Ne var ki dil sorununun olması kitapların tamamından yararlanmamızı engelliyor.

 

4155f362fdb1fc30f30f5cfdc73e2210_819.jpg

 

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Aracılığıyla Dünya İnsanlarına Ehlibeyt (a.s) Mektebinin Tanıtılması

Bu görüşmenin başında Ayetullah Ramazani Ayetullah Yakubi’yle görüşmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek şunları kaydetti: Bu görüşmeden son derece mutlu oldum. Size ait olan eserleri Kum’daki temsilciliğiniz bana getirdi ve bunları mütalaa ettim.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının bakışı dünyadaki Şialarla irtibat kurmak ve var olan imkanlarla Ehlibeyt (a.s) mektebindeki akılcılık, maneviyat ve adaleti bir şekilde Şia toplumlarına, Ehlibeyt (a.s) tabilerine, Müslümanlara ve hatta gayri Müslimlere tanıtmaktır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kurultayın çalışmaları konusunda şu açıklamaları yaptı: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının önemli çalışmalarından birisi WikiShia adında Şia Kültürü Ansiklopedisidir. Bu ansiklopedide 12 dilde 25 bin makale yayınlanmıştır. Bu yıl, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının kuruluşunun otuz birinci yılıdır. Kurultay 68 dilde 2500 kitap basmıştır ve bunların bir kısmı telif ve bir kısmı da tercümedir. Bu kitapların bazıları Ayetullah Misbah Yezdi’ye aittir ve biz bunların tercümesini yaptık. Ancak kitapların bazıları da Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Kültürel İşleri Muavinliğinin bir kısım üstatlarla yaptığı anlaşma gereği bize hazırladıkları eserlerden oluşmuştur. Kurultayımızda ilmi heyetimiz var ve bu heyet yazılması gereken metinlerin konularını araştırır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının çalışmalarından bir diğeri dünyadaki tebliğcilerle irtibata geçmektir. Dünyada dört bin tebliğci Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayıyla ortak işbirliği içindedir. Bunların bin tanesi Afrika’da ve diğerleri Pakistan ve başka bölgelerdendir. Elbette bu tebliğciler bu rakamdan çok daha fazladır, ne var ki Kurultay olarak bizim gücümüz bu ölçüdedir. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının tebliğcilerle doğrudan ilişkisi vardır. El-Mustafa (s.a.a) Üniversitesinin tebliğ için gönderdiği öğrencilerin sorumluluğu Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayına aittir.

Ayetullah Ramazani Ehlibeyt (a.s) Üniversitesine de işret ederek konu hakkında şunları dile getirdi: Bu üniversite yüksek lisans ve doktora bölümlerinde tamamlayıcı eğitimi üstlenir. Hali hazırda gelişmekte olan bu üniversitede şimdilik 16 bölüm vardır. Teknik ve mühendisliği içeren Ehlibeyt (a.s) Üniversitesi yakın zamanda tıp bölümünde de eğitim vermeyi planlamaktadır. Keza bu üniversite Kültür Bakanlığıyla irtibat halindedir. Üniversitenin hedefi mezun olan yabancı Şia öğrencilerinin kendi ülkelerinde bakan yardımcısı, vali ve belediye başkanlığı gibi yüksek derecelerde hizmet edebilmeleridir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının çalışmalarından bir başkası Sakaleyn Kanalıdır. Arapça dilinde yayın yapan bu kanal 18 milyon muhatap tarafından takip edilmektedir. Bu kanalda Rusça ve diğer dillerde de yayın yapılması çalışma cetveline alınmıştır. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının yaptığı faaliyetlerin her birisinin açıklaması uzundur. Kurultay Kültürel İşleri Muavinliği aracılığıyla 42 dilde portal kurulmuş olup dünyadaki alim ve tebliğcilerin yararlanabilmesi için kelam ve tefsir konuları düzenlenmektedir. Elbette henüz işin başındayız, ne var ki değerli çalışmalar başlatılmıştır.

Irak, Avrupa, Afrika gibi bazı kıtalarda ve ülkelerde eğitim çalışmaları yapan yerel oturumlar da kurultayın çalışmaları arasındadır.

Ayetullah Ramazani Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansına da değinerek şunları dile getirdi: Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansının düzenlenmesi size vereceğim güzel haberler arasındadır. Ümeyye ve Abbasiler Hz. Ebu Talib’e (a.s) zulmetmiştir. Bi’set döneminin etkili şahıslarından birisi Hz. Ebu Talib’tir (a.s) ve bu şahsiyetin doğru dürüst tanıtılması gerekir. Ama bu doğrultuda kayda değer bir çalışma yapılmamıştır. Hz. Ebu Talib (a.s) konusunda konferansa 600’den fazla makale ulaştı ve mezheplerin tamamı bir şekilde bu konferansta yer aldı. Konferansa katılan Suriye müftülerinden birisi Hz. Ebu Talib (a.s) hakkında onun kesinlikle mümin olduğunu ve onun imamından kuşkulanan herkesin günahının kendi boynuna olduğunu dile getirmiştir. El-Ezher Üniversitesi, Zeytune Üniversitesi ve Washington Üniversitesi de bu konferansa katılmıştır. Konferansın eserleri 30 cilt olup bunun 18 cildi basılmıştır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayında Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı (ABNA) faaliyet göstermekte ve mercii ve büyük alimlerin sözlerini 25 dilde dünya insanlarına yansıtmaktadırlar. Bu haber ajansının büyük bir etkisi olup ülkelerdeki gelişen düşünsel akımları bir şekilde yönlendirme sorumluluğunu üstlenmiştir.

İslam’da toplumsal hükümlerin bireysel hükümlerden daha çok olduğunda kuşku yoktur ve hatta bireysel hükümlerin bir şekilde toplumsal hükümlere döndüğü söylenebilir. Bu görüşe Allame Tabatabai’nin tefsirinde yer verilmiş ve Allame tefsirinin bazı ciltlerinde toplumsal alanla ilgili konulara ayrıntılı olarak değinmiştir. Ben hükümler bütününün iki ve hatta üç türde yayılım kazandığını ve bunlarında bir şekilde toplumsallığa döndüğünü düşünüyorum. Ehlibeyt’in (a.s) fıkhı sosyal ilişkilerle irtibatın genişletildiği bir fıkıhtır.

Beş türlü irtibatımız söz konusu olup bunlar insanın kendisiyle irtibatı, Allah’la irtibat, insanın insanla irtibatı, uluslararası irtibat ve velayete dayalı irtibatı kapsar. Bana göre İmam Bakır’ın (a.s) “İslam beş temel üzerine bina edilmiştir” konusundaki açıklaması bu beş irtibata işaret etmektedir. Namaz Allah’la irtibata, oruç insanın nefsiyle olan irtibatına, zekat başkalarıyla olan irtibata, hac devletlerle irtibata ve velayet de velayete dair irtibata işaret eder.

Bireysel fıkhı toplumsallığa ve toplumsal sisteme yönlendirmemiz için fıkhi kitaplardaki yolu açmamız gerektiğini düşünüyorum ve bu meselenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Üstat Ahmedi Tebar’ın değindiği ve istifade ettiğim nokta şudur: Toplumsal hükümlere teveccüh ederseniz hükümet sistemine ulaşırsınız, çünkü böyle bir sistem olmaksızın toplumsal hükümler icra edilemez. Fakihler arasında hükümetin kurulmasına ümit olmadığı için toplumsal alanlara değinmemiş olabilirler. Mukaddes Erdebili “Mecmeu’l-Fevaid” kitabında cihat konusunda cihat türlerinden birinin saldırı savaşı olduğunu ve bunun için de imamın izninin zorunlu olduğunu dile getirmiştir. Elbette şimdi bu konular üzerinde uzun uzun konuşmaya yer yoktur.

Değinildiği gibi rivayetlerimizde imamet ve rehberlik alanı dile getirildiği zaman dini kavramlarda imamın özel bir konumu olduğu anlaşılmaktadır. Usulü Kafi’de İmam Rıza’dan (a.s) nakledilen şu hadis şaşırtıcıdır: “Bizim imametimiz fırkaların güvencesi ve bize itaat milletlerin düzeninin güvencesidir.” Bu rivayet rehberlik ve imametin önemini vurgulamaktadır.

Rahmetli İmam Humeyni’nin Necef havzasına gelip “alış veriş hükümleri” arasından velayeti fakih konusunu bağımsız bir şekilde ele alması büyük bir cesarettir. Bazıları İmam Humeyni’nin hangi bahsi konu edeceğini merak ediyor ve velayeti fakih konusunun ele alınacak ölçüde bir konu olmadığını düşünüyordu. İmamın halkla alimler arasında irtibat oluşturarak merceiyeti imamete dönüştürüp ümmetle imam arasında bir bağ kurması bir mucizedir.

Ayetullah Yakubi hükümetin zorunlu olduğu tabirini kullandı. İmam Humeyni (r.a) Velayeti Fakih kitabının birinci veya yedinci sayfasında velayeti fakihi doğru düzgün tasavvur ettiğimiz de akabinde tasdiki gelecektir ve istidlale de gerek yoktur buyurmuştur.

Bizim sizinle görüşmemizden maksadımız Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının çalışmalarını sunmaktı ve merceiyet ve Ehlibeyt’e (a.s) hizmet edebilmeyi ümit ediyoruz.

Irak Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yaz Dönemi Kurslarında 12 Bin Öğrencinin Katılımı

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Irak Sorumlusu Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Pehlevan Zade Behbehai de Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Ayetullah Yakubi’yle görüşmesinde Irak’ta Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının yaptığı faaliyetlerin raporunu sunarak Kurultayla irtibatlı etkin tebliğcilere işaretle şunları dile getirdi: Irak’ın 15 Şia bölgesinde etkinliğimiz var ve Irak’ın her yerinde Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının gözetimi altındaki 668 tebliğcimiz faaliyet göstermektedir. Bu tebliğcilerin tamamı cami ve Hüseyniyelerde ibadet içerikli işlerle meşguldür ve bizler onların yaptığı çalışmaları her ay izliyoruz. Tebliğcinin cami veya Hüseyniyesi yoksa bizim gözetimimizde çalışmasını kabul etmiyoruz. Tebliğcilerimizin her birisine hediye unvanında İnkılap Rehberi tarafından 100 veya 150 dinar verilmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Necef’te matbaası var. Bu matbaa merhum Ayetullah Âsıfi döneminde faaldi ve şimdi de varlığını sürdürmektedir. Keza Irak Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Necef’te Emirü’l-Müminin adında sağlık ocağı olup bu sağlık ocağında çocuk, göz, dahili ve kadın olmak üzere uzman birimlere sahiptir.

Her yıl yaz döneminde öğrenciler için yaz kursları düzenliyoruz ve bu kurslara 12 bin öğrenci katılıyor. Elbette Irak’ın diğer yerlerinde de yaz kursları düzenlenmektedir, ne var ki Irak Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının düzenlediği kurslar eğitim içeriği ve sonuçların takip edilmesi açılarından çok daha kapsamlıdır.

Irak’ta itikaf merasimleri geçmişte sadece Kufe mescidindeydi, ama geçen yıl Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı gözetimi altında 560 itikaf merasimi düzenlendi ve bu doğrultudaki ilk adımı merhum Ayetullah Âsıfi attı.

Kurultayın çalışmalarından birisi de tebliğciler için kültürel kursların düzenlenmesi olup Bağdat şehrinde 250 tebliğcinin katılımıyla bu kurs düzenlenmiştir. Keza Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının ortak işbirliğiyle Iraklı tebliğciler için kültürel kurslar da düzenlenmiştir.

Geçen hafta “Muzaffer Komutanlar Şehit Kasım ve Şehit Ebu Mehdi El-Mühendis” adında 61 bayan tebliğcinin katılımıyla bir kurs düzenlendi. Bu kursta Arapça diline hakim ve medya alanında uzman ve Erbain merasiminde etkin olan İranlı üstatlardan Dr. İlham Hamid ders verdi ve katılımcılara Ayetullah Ramazani tarafından belgeleri takdim edildi. Keza 74 bayan katılımcı eşliğinde kültürel saldırılarla mukabele edilmesi için yaşam tarzı konulu kursta düzenlendi.

Ayetullah Ramazani: Kadınları En Çok Savunan İslam’dır / Toplumun Yetiştirilmesinde Kadın Temel Role Sahiptir

Ayetullah Ramazani: Kadınları En Çok Savunan İslam’dır / Toplumun Yetiştirilmesinde Kadın Temel Role Sahiptir

Perşembe, 03 Haziran 2021

– Irak-Necef-i Eşref’te Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani’nin eşliğinde Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Tebliğci Bayanlara Özel Sanal Kursların Bitiş Merasimi düzenlendi.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Necef Sorumlusu Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Pehlevan Zade Behbehai, düzenlenen bu merasimin başında Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterini aralarında görmelerinden dolayı memnuniyetini dile getirerek şöyle dedi: Bu merasimde yer alanlar Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı aracılığıyla programlanan bu sanal kurslara katılan bayanlardır.

Oturumun devamında Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani yaptığı konuşmada bayan tebliğciler için eğitim ve öğretim kurslarının düzenlenmesini övgüyle karşılayarak şunlara yer verdi: Bu programın Irak Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı aracılığıyla düzenlenmesinden ötürü çok mutluyum. Keza Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Pehlevan Zade Behbehai ve bu eğitim ve öğretime önem veren Behbehai’nin saygı değer arkadaşlarına da özel teşekkürlerimi sunuyorum. Aynı şekilde bu kurslara katılmanızdan ötürü sizlere de saygı duyuyoruz. Bilmemiz gerekir ki İslam’ın tebliği doğrultusunda bu hareket son derece önemlidir.

Tarih boyunca kadınlara zulmedilip merhametsizce davranıldı. Bu zulümlerin önünün alınması için İngiltere, Amerika ve Almanya gibi ülkelerde Feminizm ortaya çıktı. Ne var ki kadınları en çok, üzerinden 1400 yıl geçen İslam dininin savunduğunu, onlara saygınlık kazandırdığını görüyoruz. Peygamber Ekrem (s.a.a) başta olmak üzere ilahi peygamberlerin tamamı bu meseleyi dikkate alıyorlardı. Elbette Feminizmin eleştirisi kendi yerinde yapılması gerekir.

Kadınlar konusunda Kur’an ayetlerine dikkat çeken Ayetullah Ramazani sözlerini şöyle sürdürdü: Kur’an’da kadın ve kadının konumu hakkında yaklaşık 300 ayet vardır. Kur’an’da kadın isminde (Nisa) bir surenin olması bu meselenin önemini gösterir. Keza Kur’an’da bazı surelerin Hz. Meryem (s.a) gibi seçkin kadınların ismiyle başlaması, bu konuya ne kadar önem verildiğinin göstergesidir. Kur’an-ı Kerim kadınların örnek olduklarını gündeme getirerek onların kemal ve erdem modeli olabileceğini açıklar ki bu, semavi kitap olan Kur’an’ın seçkin noktalarındandır.

Hz. Adem’in (a.s) Havva aracılığıyla kandırılmasının Kur’an’a dayanarak ispat edilemeyeceğini ifade eden Ayetullah Ramazani konu hakkında şöyle konuştu: “Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti. Böylece onları hile ile aldattı. Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara: Ben size o ağacı yasaklamadım mı ve şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi? diye nidâ etti.” gibi Kur’an ayetleri onların her ikisini de şeytanın saptırdığını ortaya koymaktadır.

Önemli olan şudur ki Kur’an açısından kadın ve erkek ilişkisinde hakiki makamların tamamı eşittir. Kadın imana ulaşabilir ve erkek de imana ulaşabilir; kadın ve erkek irfana ulaşabilir ve sosyal hayatta yer alabilir. Kadının erkekler için cemaat imamlığı yapıp yapamayacağı itibari bir meseledir. Bu dünyada cemaat imamlığı yapan kimseler, kıyamet günü kendileri cemaat olacaktır. Kadınlar tebliğ ve hidayet alanında imam olabilirler (Bizi takva sahiplerine imam kıl). Kur’an-ı Kerim’de Kevser suresinde Kevser, Hz. Zehra’ya (s.a) nispet verilmiştir. Bunların tamamı kadının İslam’da özel bir konuma sahip olabileceklerini anlatmaktadır.

Nebiler hakkındaki Kur’an ayetlerinden onların ismetinin ispatlanması için yararlanılır ki tam olarak aynı ibareleri içeren aynı ayetler kadınlar içinde konu edilmiştir (Hani melekler, "Ey Meryem! Allah, seni seçti. Seni tertemiz yaptı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı). Hatta bir takım kimseler bu ayetlerden kadınların nübüvveti ve peygamberliği doğrultusunda istifade etmiştir ki bu meselelerin kendi yerinde konu edilmesi gerekir.

Kur’an’da dinginlik ve sükûnet konu edilmiştir. Bazıları kadının erkeğe dinginlik vermesi gerektiğine inanmıştır, ne var ki Allame Tabatabai bu dinginliğin çift taraflı olduğunu ve erkeğin kadına ve kadının da erkeğe dinginlik vermesi gerektiğini açıklamıştır. Üstadımız Ayetullah Cevad Amuli “Cemal ve Celal Aynasında Kadın” adlı kitabında çok ince bir tabir kullanarak şöyle der: Erkek, Allah’ın celalinin mazharı ve kadın, Allah’ın cemalinin mazharıdır. Cemalin dinginliği celalle ve celalin dinginliği cemalledir.

Batılılar kadın haklarının savunulmasını İslam ve Kur’an’dan öğrenmelidir. Batı son yüz yılda yenilerde kadın haklarının savunulması düşüncesine kapılmıştır. Maalesef biz Kur’an’da kadın konusunun ince, derin ve kapsayıcı açıklamasını dikkat konusu yapmadık ve bu sebeple bu konuda bazen yanlış nispetler verilmiş ve hatta bazı şiirler arasına yanlış nispetlendirmeler sıkıştırılmıştır.

Rahmetli İmam Humeyni’nin “Tibyan Mecmuası” adı altında çeşitli konulardan oluşmuş onlarca cilt kitabı yayınlanmıştır ve bu mecmuanın bir cildi İmam’ın kadının konumu hakkındaki görüşünü içerir. İçinde olduğumuz bu günler İmam Humeyni’nin (r.a) vefat yıldönümü olması hasebiyle bu kitabı mütalaa edersek çok iyi olur. Bu kitabın mütalaa edilmesiyle kadının İslam’daki konumu gerçek anlamda anlaşılacaktır. Üzerine bastırarak İmam Humeyni’ye (r.a) göre kadının konumu adlı kitabın okunmasını tavsiye ediyorum.

Toplumun eğitilmesinde kadının rolü son derece önemlidir. Viyana’da  aile hakkında ele aldığım konular kitap şekline getirilip birkaç dilde defalarca basıldı. Batıda da konu ettiğimiz İslam ve Kur’an açısından kadının konumu hakkındaki konuşmalarımız da onlar açısından çok ilgi çekiciydi. Onlara şöyle diyordum: Kur’an açısından kadının konumunu dakik olarak öğrenmek istiyorsanız bunu görüş sahiplerinden öğreniniz ve sonra kadın haklarının nasıl savunulduğunu görünüz.

Ümit ediyorum ki kadınların seçkin rolü her gün daha da açılım kazanır ve kadınlar eğitim ve öğretim gibi çeşitli alanlarda kendi rollerini ifa ederler. Bazen büyük bir şahsiyetin terbiyesinde kadının olduğu ve bu doğrultuda temel bir rol üstlendiği görülür. Örneğin Hz. Musa (a.s) hakkında annesi, teyzesi ve Hz. Asiye olmak üzere üç kadının temel rolü vardı. Bu konular çok uzundur ve ben burada örnek olarak bazı noktalara değindim.

Bu oturuma katılmaktan dolayı çok mutlu oldum. Bu işleri ciddi şekilde takip ediniz ve on yaşında, on bir yaşında veya daha aşağı yaşlardaki kız çocuklarının üzerine eğiliniz. Bizler de bu konulara önem vermeliyiz.

Bu merasimin son bölümünde Ayetullah Ramazani sanal kursların sonunda tebliğci unvanıyla katılan bayan tebliğcilere belgelerini sundu.

Hatırlatılmasında yarar vardır ki Irak Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Kadınlar İdaresi aracılığı ve Kadın İlim Havzaları İdare Merkezinin işbirliğiyle  14 gün boyunca “İlham Hamid” tarafından verilen “Medya Emperyalizmi ve Sinema Hakimiyeti” dersi ile 20 gün boyunca Bedriye Musevi’ tarafından verilen “Iraklı Ailelerde Yaşam Üslubu ve Batı ve Amerika’nın kültürel Saldırılarına Karşı Koyma Yolları” başlığı altında kurslar düzenlenmiştir.

 

<<  1 2 [34 5 6 7  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
8-5=? Güvenlik Kodu