Genel Sekreter Haberleri

Foto Haber/ Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Ayetullah Şeyh Beşiri Necefi’yle Görüşmesi

Foto Haber/ Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Ayetullah Şeyh Beşiri Necefi’yle Görüşmesi

Perşembe, 03 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri ve Irak ziyaretinde kendisine eşlik eden heyetle birlikte 31 Mayıs 2021 Pazartesi günü Necef-i Eşref’de büyük taklit mercilerinden Ayetullah Uzma Şeyh Beşir Necefi’yle görüştü. Kültür İşleri Muavini Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Ahmedi Tebar ve Kurultay Yürütme İşleri Muavini Dr. Abdül Rıza Raşit de bu görüşmede yer aldılar. 

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt Kurultayı Genel Sekreteri Necef-i Eşref’te Kutsal Türbe Yapımı Projelerini Yakından İzledi

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt Kurultayı Genel Sekreteri Necef-i Eşref’te Kutsal Türbe Yapımı Projelerini Yakından İzledi

Perşembe, 03 Haziran 2021

- Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Ramazani Necef ziyaretinde Emiru’l-Müminin Ali’nin (a.s) haremi şerifinin genişletilme projesini yakından takip etti. Genişletilme projesinde yeni yapılan Hz. Fatıma (s.a) sahnı ve bu sahnın alt yapıları – dev soğutucular ve su ulaştırma sistemleri de bunların içinde yer almaktadır – Genel Kurultay ve ona eşlik eden heyet tarafından yakından izlendi. Keza bu programa ek olarak gerçekleşen oturumda Kutsal Türbelerin Genişletilme Organizesi Sorumlusu Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Hüseyin Ahmedi genişletilme çalışmaları hakkında bilgi sundu.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin İçler Acısı Filistin Hadiselerine Tebkisel Bildirisi

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin İçler Acısı Filistin Hadiselerine Tebkisel Bildirisi

Salı, 18 May 2021

 Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri  mazlum Filistin halkının savunulması doğrultusunda bir bildiri yayınlayarak Siyonist işgalci rejiminin cinayetlerini şiddetle kınadı.

Ayetullah Rıza Ramazani yayınladığı bildirisinde şunları dile getirdi: Şimdi dünya halkının gördüğü Filistin halkına karşı yapılan saldırılar, huşunet, tahrip ve çocuk ve kadınların öldürülmesi mazlum bir milletin acı duyduğu musibetlerin tamamı değildir ve keza ortaya çıkmış yeni bir şey de değil, aksine toprak gaspı, zorunlu göç, insanların anavatanlarından çıkarılması, toplu katliam, işkence, hapis, çocuk cinayeti, savunmasız kadınları öldürmek, küfür ve devlet terörü, onlarca yıldır burada olan bir rejimin gerçek hikayesidir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin bildirisinin tam metni şöyledir:

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

“Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.” “Allah’ın dinine yardım ederseniz yenilgiye uğramazsınız …”

İslam dünyasının vücudundaki bu eski yara olan Filistin’in üzücü meselesi, bugünlerde bir kez daha dünyanın dikkatini çekmiş ve İslam ülkeleri liderlerinin gaflet uykusunu gözlerinden almıştır. Belki bir süre önce “Gasıp düşmanla ilişkileri normalleştirme” teşebbüsünde bulunan bu yöneticilerden bazıları birkaç aydan daha az bir sürede işgal edilmiş toprakların tamamındaki feryatların anlaşma yapanları böylesine haysiyetsiz ve anlaşmayı böylesine itibarsız yapacağını hiç düşünmüyorlardı.

 Ancak şu anda Filistin’in çeşitli yerlerinde gördüklerimiz, İsrail’in kirli ve insanlık dışı rejiminin suçlarını dünyaya ifşa etmenin yanı sıra, bu suçlularla ilişkileri normalleştirme girişimlerinin hain doğasını da ortaya çıkardı. Bu kez, medya ofislerinin yıkılması, sosyal ağların mesajları silmek için yönetilmesi ve serbest bilgi akışını durdurma girişimleri, işgalciler ve destekçileri için herhangi bir kazanç sağlamadı.

Ancak önemli olan dünya halkının Filistin halkına karşı yapılan saldırılar, huşunet, tahrip ve çocuk ve kadınların öldürülmesi mazlum bir milletin acı duyduğu musibetlerin tamamı değildir ve keza ortaya çıkmış yeni bir şey de değil, aksine toprak gaspı, zorunlu göç, insanların anavatanlarından çıkarılması, toplu katliam, işkence, hapis, çocuk cinayeti, savunmasız kadınları öldürmek, küfür ve devlet terörü, onlarca yıldır burada olan bir rejimin gerçek hikayesini bilmesidir.

Bunca acı ve musibetlerin yanında uluslararası kurumların pasifliği, Arap ve İslami örgütlerin edilgenliğinin bu yaraya tuz serpmesi çok daha acı verici ve dünya özgürlükçü halklarının - her din, mektep ve mezhebi de kapsayacak şekilde – boğazındaki kemik misali gibidir.

Ben Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı – ki dünya çapında yüzlerce seçkin düşünürlerinden oluşmuş bir kuruluştur - Genel Sekreteri unvanıyla kendi adıma Filistin halkının kendi ev ve yuvasına dönmesini onların en doğal hakkı olduğuna tekit ederek Kurultay tarafından Siyonistlerin içler acısı bu cinayetlerini şiddetle kınıyorum.

Ayrıca, tek hukuki ve gerçekçi çözüm olarak “Filistin’in tüm ana sakinlerinin bu ülkenin kaderini belirlemek için referanduma gitmesi” temel siyaseti üzerinde ısrar ediyorum, zira dünya halkları ve Birleşmiş Milletlere üye devletlerin çoğunluğu tarafından onaylanan mezkur bu siyaset bu baskı, şiddet ve kan dökülmesine son verebilecek ilerici ve geleneksel bir çözüm demektir. Tüm dünya halkları ve çoğunluğunun uluslararası kuruluşa üye olan devletlerin bunca zulüm, huşunet ve kan dökülmesine son vermeleri ilerici ve akli bir çözüm yolu olacaktır.

Ancak bu çözümün, gaspçı rejimin küstah zorbaları ve destekçileri tarafından kabul edilip itaat ettikleri güne ulaşmak için, doğru yol “iç direniş” ve “dış destek” olmak üzere iki geçitten geçmektedir. İç direniş şu anda gayretli Filistinli gençler ve mücahitler tarafından yürütülüyor ve sadece birkaç gün içinde 200'den fazla şehit ve yüzlerce yaralı bunun için feda edildi. Bu dayanıklılığı sürdürmek için dış desteğe ihtiyaçları var.

Dolayısıyla dünya hükümetlerini, Birleşmiş Milletleri, İslam İşbirliği Teşkilatını, insan hakları derneklerini ve uluslararası toplumları kendi görevlerini yerine getirmelerine çağırıyor ve özellikle “din ve mezhep alimleri” nden  kendi kuruluş ve tabilerini Filistin halkı hukukunu savunmaları ve Siyonistlerin işgal ve cinayetlerini rüsva etmek için sahneye çıkarmalarını ve nihai sonuca ulaşana kadar sahneden çıkarmamalarını istiyorum.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı da bu insani ve huşunet karşıtı girişimlere manevi, hukuki ve medya alanında elinde var olan her türlü imkanlarını kullanmaya ve keza mezkur referandumun gidişat sürecinin hızlandırılması için alimlerle yapılacak toplantılara ev sahipliği yapmaya hazırdır.

Rıza Ramazani

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri

  1. 05. 2021
Ayetullah Ramazani: Ramazan Bayramı İlahi Müjde ve Bağışlanma Günüdür

Ayetullah Ramazani: Ramazan Bayramı İlahi Müjde ve Bağışlanma Günüdür

Perşembe, 13 May 2021

Ayetullah Rıza Ramazani mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle canlı yayınlanan “Gökyüzüne Doğru” internet programının otuzuncu bölümünde Ramazan bayramının fıtrata yeniden dönülen bir gün olduğuna değinerek şöyle dedi: Fıtrat insanın elde edeceği güzelliklerdir. İnsan güzelliklere ulaştığı zaman çirkinliklerden nefret eder.

İnsan mübarek Ramazan Ayında latif ve terbiye edilmiş bir ruh elde ederek pek çok hakikatleri derk etmeye hazır hale gelir. Mübarek Ramazan Ayı insana dinginlik kazandırır ve sonuç itibariyle ruh da manevi isteklerine ulaşır.

İnsanın manevi isteklerinin en önemlisi tevhide ulaşmak, Allah’la irtibat kurmak ve hakka tapmak ruhuna ulaşmaktır. İnsan mübarek Ramazan Ayının bereketiyle tevhidi tanımak olan fıtri en önemli şeye ulaşır. Ramazan bayramı tevhit hakikatine yeniden dönmektir ve bu bayram insanı terbiye eder.

Ziyafetullah olarak isimlendirilen ilahi misafirlikte insanların misafiri olmanın aksine yememek ve sakınmak söz konusu edilir ve sonuçta da insanlarda kulluk ruhu güçlenir. İnsan mübarek Ramazan Ayında ilahi desturlara teveccüh ederse en güzel şekliyle manevi gelişime ulaşır.

Allah Teala mübarek Ramazan Ayını kulları için yarışma sahası karar kılmıştır. Bir grup bu ayda güzel amellerle diğer bir grubu geride bırakır ve keza başka bir grup da zarar ederek ümitsizliğe düşer. Ramazan bayramı ilahi müjde ve bağışlanma günüdür.

Müminler bilmelidirler ki Ramazan bayramında oruçların, göz yaşlarının, münacatların, Kadir gecelerinin, Kur’an tilavetlerinin ve güzel işlerin bereketiyle Allah Teala’nın bağışlama kapsamına girerler.

Bazı rivayetlerde Ramazan bayramının kıyamet gününe en benzer gün olduğu yer almıştır. Bir ay kulluktan sonra bayram günü bayram namazı için evinden çıkar kimsenin bu günde kıyameti hatırlaması gerekir. Bir ay oruç tutma, selamete ulaşma, emin bir ruh elde etme, dinginlikle ilahi mukadderata ulaşmanın ardından kulların en güzel bayramı mübarek Ramazan bayramıdır.

Ayetullah Ramazani: Baştan Başa Nur, Rahmet ve Bağışlanma Ayıyla Vedalaşmak Çok Zordur

Ayetullah Ramazani: Baştan Başa Nur, Rahmet ve Bağışlanma Ayıyla Vedalaşmak Çok Zordur

Çarşamba, 12 May 2021

Ayetullah Rıza Ramazani mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle canlı yayınlanan “Gökyüzüne Doğru” internet programının yirmi dokuzuncu bölümünde şu açıklamalar üzerinde durdu: Bu ayı çok güzel bir şekilde derk eden kimseler için bu ayla vedalaşmak son derece zordur.

İnsan mübarek Ramazan Ayının hakikatini güzelce derk ederse tüm yılın bu ay gibi olmasını ister. Mübarek Ramazan Ayıyla vedalaşmak ayların en iyisi ve en büyüğüyle vedalaşmaktır ve Allah Teala bu ayda insanın anlarını değerlendirmiştir. Mübarek Ramazan Ayı kulluk etmek ve manevi alanda gelişmek için ayların en iyisidir.

İnsan bu ayda ilahi ziyafetle müşerref olmuş ve ilahi nimetlerle haşir neşir olmuştur. İnsan mübarek Ramazan Ayının sonunda marifetle bu ayla vedalaşmalıdır. Bu ay Allah Teala’nın insana nispetle lütuf ve muhabbet ayıdır. Hüzün dolu bir kalple Allah Teala’dan bu ayın çıkmasıyla bizi günah ve hatalardan çıkarmasını talep edelim.

Allah Teala bir kimse Ramazan Ayının saygınlığını korursa onun saygınlığını ömrü boyunca koruyacağını buyurmuştur. Allah Teala’dan bu aydan yararlanma ve saadete ulaşma başarısını vermesini istiyoruz.

Çoğumuz mübarek Ramazan Ayına yüzeysel bakıyor ve bu ayı doğru bir şekilde idrak edemiyoruz. Oruç ehli olan kimseler bu ayın her gününden haz alırlar. Bu ayın sonunda Allah Teala’dan gelecek yılın Ramazan Ayını derk etme başarısı vermesini istiyoruz.

Ayetullah Ramazani: Kalp Huzuru Duanın Kabul Edilmesi Şartlarındandır / Sorumlular Mübarek Hadiselerin Gerçekleştirilmesi İçin Gayret Etmelidir

Ayetullah Ramazani: Kalp Huzuru Duanın Kabul Edilmesi Şartlarındandır / Sorumlular Mübarek Hadiselerin Gerçekleştirilmesi İçin Gayret Etmelidir

Perşembe, 06 May 2021

2021.05.05 tarihinde Reşt ilçesi İslami Azad Üniversitesi yanındaki kayıp isimli şehitlerin mübarek mezarı başında Reşt İlçesi Eimmeyi Ethar’a (a.s) Tevessül Edenler Heyetinin gayretleriyle düzenlenen Mübarek Ramazan Ayının yirmi üçüncü Kadir gecesinin ihyasında Ayetullah Rıza Ramazani şu noktalara değindi: Allah Teala’nın dergahında bağışlanma istemek en azından Kadir gecelerinde kabul edilen dualar arasındadır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri insanın her zaman tövbe etmeye hazır olması gerektiğini ve Allah Teala’nın tövbeyi kabul edeceğini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: İnsanın bizzat kendisi tekrar dönme yolunu kapatmaması gerekir.

İnsan Kadir gecesinde kendini geliştirme ve bakış açısı arttırma peşinde olmalıdır. Kadir gecesi dua okuma ve bağışlanma dilenme gecesidir. Dua, nebiler ve müminlerin silahıdır ve insan böyle bir nimetten nasiplenmelidir. İnsan Allah Teala’dan maddi rızık istemenin yanında manevi rızık da talep etmelidir. Allah’a dua edenin marifete ulaşması, elinden tutulması, fedakar birisi olması ve çaba ehli olmasını istemesi, manevi rızkın istenmesi kapsamındadır.

Bizlerden çirkinlik ve kötülüklerin giderilip ilahi sıfat ve faziletlerle donanmamız için bu gecelerde dua etmeliyiz. Allah’la konuşmak son derece nefistir ve insanın varlığını baştan başa muhabbetle doldurur. İnsanın tüm varlığını terbiye edip yetiştireceği şekilde dua etmesi gerekir. Duanın ilk adabı dua ehlinin nişanelerinden olan marifettir. Amel insanda duanın kabul edilmesine sebep olan bir edeptir. Günah ve zulüm duanın kabul edilmesinin engellerindendir. Gizli dua, ilahi isimlerin söylenilmesi, aracı karar kılınması ve kunut tutarken, ezan okunurken ve Kadir geceleri gibi özel saatlerde dua etmek son derece etkilidir. Allah’la sadakat diliyle konuşmalıyız. Zorluk ve sıkıntıların zorluğu oranında duanın kabul edilmesi ihtimalini de arttırır.

İslami hükümete bir sorumlu için önemli olan hakkı gözetmesi, ödün vermemesi, siyasette doğru olması ve adalet ekseninde olmasıdır. Siyasi sistemde yer alan yasama, yürütme ve yargı güçlerinin halka ciddi eğilimleri olması gerekir. Halk temel rükünlerdendir ve başka bir söylemle veli nimettir ve sorumlular halkın aracılığıyla iş başına gelmişlerdir.

İslam’da siyasi sistem, velayeti fakih ve muhabbet üzerine kuruludur. Sorumluların tamamı halka karşı saygı ve muhabbet göstermeyi dikkate almalıdır. Velayet muhabbetle birlikte işlerin idare edilmesi anlamına gelir. Hz. İmam Ali (a.s) sorumluların halkı canı gönülden sevmesini tavsiye etmiştir. Peygamber ve İmam’ın gözünde halk konusu gelişim sebeplerindendir.

Bir arif Allah Teala ile irtibatında en yüksek seviyeye ulaşsa, ama halka hiçbir yardımı dokunmazsa bu iş övülecek bir şey değildir. Bir hakimin bir günlük adaleti bir arifin bin yıllık ibadetine tercih edilmiştir. İnsan halk içinde yer almazsa gelişim açısından kemale ulaşamaz. Halk içinde yer almak onları sevip saymanın eşliğinde olmalıdır.

Her alanda sorumluluk ve idarecilikte halka saygı olmalıdır. Geneli kapsayacak şekilde halkın memnuniyeti celp edilmelidir. Emirü’l-Müminin’in (a.s) buyruğu esasınca halkın bazı özel tabakası sürekli memnun değildir. Bununla birlikte halkın çoğu en azıyla bile razı olurlar, dolayısıyla onların memnuniyeti kazanılmalıdır. Halkın sadakati  bir sorumlunun karizmatik şahsiyeti üzerinde rol oynayabilir. Maalesef bazıları yaptıkları çok küçük işlerin karşısında bile halktan teşekkür beklemektedir. Mesul başkaları için yaptığı işleri küçük saymalı ve bu işlerde acele etmemelidir.

Halka yapılan işler için minnet bırakmak bu işler karşısında alınacak güzel ödülün batıl olmasına sebep olur. Halk için bir şey yapamayan kimse halka şefkatli davranmalı ve devamında özür dilemelidir. İnsan bir söz verirde verdiği söze aykırı davranırsa bu iş hem Allah’ın gazabı ve hem de halkın gazabını akabinde getirecektir. Bu gün İslam toplumunun çoğunluğunun sahada yer alması gerekir. İmam Humeyni (r.a) ve İslam İnkılabının Rehberinin bakışı esasınca halkın çoğunluğunun sahada yer alması uluslararası alanda toplum ve İslam sisteminin kaç sayısını arttıracaktır. Sorumlular hizmet göstermeli ve mübarek gelişmeler için gayret etmelidir.

Halkımız Korana döneminde mümince yardımlarında, sel mahrumlarına yardımlarında ve keza deprem mahsurlularına yardımlarında kendilerini göstermiştir. Hepimizin halkın sorunlarını halletme peşinde olmamız ve çeşitli alanlarda halkın etkin katılımına şahit olmamız gerekir.

Düşmanlar İslam’a ve İslam İnkılap Rehberine darbe vurma doğrultusunda çaba göstermektedir. Düşmana karşı koyulması ve halkın sorunlarının halledilmesinde fedakarlığa ihtiyacımız vardır. İslam İnkılap Rehberi çok temiz bir aile yapısına sahiptir ve inkılap ve sistem kanalında çocuklarını yetiştirmiştir.

 

 

Ayetullah Ramazani: Hz. Ali (a.s) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Yetiştirdiği Bir Mucizedir

Ayetullah Ramazani: Hz. Ali (a.s) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Yetiştirdiği Bir Mucizedir

Çarşamba, 05 May 2021

Ayetullah Rıza Ramazani mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle canlı yayınlanan “Gökyüzüne Doğru” internet programının yirmi ikinci bölümünde Hz. Ali’nin (a.s) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yetiştirdiği bir mucize olduğuna işaretle şu açıklamada bulundu: Peygamber Ekrem’in (s.a.a) sözsel mucizesi Kur’an-ı Kerim ve terbiye mucizesi kuşatıcı ve kamil bir şahsiyet unvanda Emirü’l-Müminin’dir (a.s).

İmam Ali (a.s) beşeriyetin ölçü, inanç, kabul ve amelidir. Bu konu çeşitli rivayet ve hadislerde açıklanmıştır. Bizim amellerimiz Hz. Ali’nin (a.s) amelleriyle ölçülür. Bu amelin ölçümünde bizler sınıfta kalmanın ötesinde imtihanı kaybedeceğiz. Bizim düşünce ve amelimizle Emirü’l-Müminin’in (a.s) tefekkür ve ameli arasındaki mesafe son derece fazladır.

İmam Ali’nin (a.s) sadece amel ve tefekkürü hatta varlıksal ve şahsiyet boyutunun bir kısmının tanınması bile bizim için imkansızdır. Bazı rivayetlerde  cin ve insanların amelinin terazinin bir kefesine ve Emirü’l-Müminin’in (a.s) amelinin de terazinin diğer kefesine konulduğu zaman Emirü’l-Müminin Ali’nin (a.s) amelinin daha ağır basacağı gelmiştir.

Pek çok yerde Hz. Ali’nin (s.a) sıfatlarına işret edilmiştir, ama bununla yetinmemek gerekir ve bizim amel ve davranışımızın da Emirü’l-Müminin’in (a.s) amel ve davranışıyla uygun olması gerekir. Toplumu ıslah etmek istiyorsak el ele verip Allah Teala’nın desturlarını ciddiye almalıyız. Bu yolda iffeti, sapasağlam durmayı ve işlerimizde azimli olmayı tüm boyutlarıyla takip etmeliyiz.

İmam Musa Sadr günümüz asrında Emirü’l-Müminin’in (a.s) tanınması konusunda tekit etmiştir. Hz. Ali’nin (a.s) pratik hayatının göz önünde bulundurulması gelişmiş ve sağlıklı bir toplumun oluşturulmasına sebep olur. Bu gün bizim sorumluluğumuz kendi davranış ve amelimizle Emirü’l-Müminin’i (a.s) dünyaya tanıtmaktır.

İmam Ali (a.s) yetimlere şefkat göstermek, komşuları gözetmek, ilahi hükümlere uymak ve Kur’an-ı Kerim konularına tekit ederek bunlara büyük bir özen göstermiştir. Peygamber Ekrem’den (s.a.a) sonra İslam ümmetine şefkatle yaklaşımı İmam Ali (a.s) göstermiştir. Mübarek Ramazan Ayının çeşitli dualarında Allah Teala’dan ahdimize sadık kalmayı ve hidayet yolunu kat etmek için davranış açısından başarı vermesini istiyoruz.

Ayetullah Ramazani: Mübarek Ramazan Ayı Hasta Kalplerin Tedavi Ayıdır

Ayetullah Ramazani: Mübarek Ramazan Ayı Hasta Kalplerin Tedavi Ayıdır

Salı, 04 May 2021

Ayetullah Rıza Ramazani mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle canlı yayınlanan “Gökyüzüne Doğru” internet programının yirmi birinci bölümünde şu açıklamalara yer verdi: Mübarek Ramazan Ayının çeşitli dualarında Allah Teala’dan kalbin nurani olmasını istemekteyiz.

Ahlak, sulûk ve irfan alanında çok önemli konulardan birisi olan kalp üzerinde önemle durulmuştur. Keza kalp aynı zamanda algı ve derkin merkezidir. İnsanın elde ettiği latif ve şuhudi tanıma, kalp vesilesiyle gerçekleşir, dolayısıyla kalbimizi gözetmeliyiz. Hakiki imanın yeri kalptir ve kalpten kasıt cisimsel bir varlık değildir.

Ayet ve rivayetlerde iman dinginliğine tekit konusu yapılan yer kalptir. Kalp beşeri duyusallık merkezi unvanında tanıtılmıştır. Keza kalp için dil hazinesi söylemi de kullanılmıştır. Bedeni kalp yönlendirir ve bedene kılavuzluk edip yönetir. Kalp insanın desturlar merkezidir. Kalp sağlıklı korunduğu zaman Allah Teala’nın nidasına cevap verebilir.

Önemli olan insanın kalbini sağlıklı tutmasıdır. Kalbin sağlıklı şekilde korunması beden sağlığının korunması kadar önem içerir. Kalp son derece zariftir ve rahatlıkla idrak, nuraniyet ve hikmet çeşmelerinin merkezini kaybedebilir. Ayetlerde mutmain kalp, hasta kalp, mühürlenen kalp, katı kalp ve ölü kalbe işaret edilmiştir. Mütekebbir ve zorba bir kalp kendi kabiliyetini elden verir. Katı bir kalp tıpkı taş gibidir ve hatta taştan da katıdır.

Ölü bir kalp fayda elde etme özelliğini kaybeder ve tedavi edilmesi gerekir. Allah’ı hatırlamakla kalbimizi derman etmemiz gerekir. Ölümü hatırlamak, ilim ve marifet ehliyle oturup kalkmak, vaz ve nasihat dinlemek, yoksulları doyurmak, yetimlere şefkat göstermek ve sakınmak kalbin tedavi edilmesinin mümkün olduğu konular arasındadır.

<<  1 2 3 [45 6 7 8  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
6-2=? Güvenlik Kodu